Kısırlıkta doğru adımlar gebelik şansını artırıyor
Çocuk sahibi olma isteği, her çiftin yaşamında değerli bir hedef olarak öne çıkmaktadır. Ancak son yıllarda hem küresel ölçekte hem de Türkiye’de kısırlık (İnfertilite) vakalarında belirgin bir artış gözlemlenmektedir.
Günümüz yaşam koşullarının getirdiği stres, yoğun iş temposu, çevresel faktörler ve bazı sağlık sorunları, çiftlerin doğal yollarla çocuk sahibi olmasını zaman zaman güçleştirmektedir. Anne ve baba olma süreci ise beklenenden uzun sürdüğünde çiftler, sıklıkla “Acaba bir sorun mu var?” sorusunu gündeme getirmektedir. İşte tam da bu noktada doğru bilgiye ulaşmak, gereksiz kaygıları azaltmak ve doğru zamanda uzman desteği almak büyük önem taşır. Durum böyle olunca ben de bugün çocuk sahibi olma sürecinde çiftlerin en çok merak ettiği konuları Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı olan çok değerli meslektaşım Doç. Dr. Coşkun Şimşir ile hoş bir sohbet eşliğinde konuştum. İşte ayrıntılar...
Coşkun Şimşir-Buğra Buyrukçu
Her hastalıkta olduğu gibi kısırlık tedavilerinde de erken tanı çok önemli. Bu açıdan baktığımız zaman çiftler, çocuk sahibi olamama durumunda ne zaman doktora başvurmalıdır?
Bu karar, her çift için oldukça kişisel ve hassas bir süreçtir. Tıbbi açıdan, düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen bir yıl boyunca gebelik oluşmaması durumunda profesyonel destek alınması önerilmektedir. Bununla birlikte, kadın yaşı 35 ve üzerindeyse, bu süreyi 6 aya düşürmek daha doğru bir yaklaşım olarak kabul edilmektedir. Çünkü yaş ilerledikçe yumurtalık rezervi düşmekte ve gebelik şansı azalmaktadır. Erken başvuru, çiftlere ayrıca hem tıbbi hem psikolojik açıdan önemli avantajlar sağlar. Çiftlerimiz bu süreci bir doktor eşliğinde yönettiklerinde gereksiz kaygıları azaldığı gibi tedavi şansları da artmaktadır.