MICHELLE YENİDEN BİR ARAYA GELMEK ÇOK ÖZELDİ
◊ Canlandırdığınız karakter Preston, sevgi ve hayatı dolu dolu yaşamak üzerine. Keza karakteriniz ailesinin merkezi. Bu, sizin kendi ailenizle kişisel düzeydebağ kurabildiğiniz bir durum mu?
- Kesinlikle öyle. Kariyerim boyunca, özellikle de oyunculuk yaptığım 65 yılın son 40 yılında, benden oldukça uzak, daha büyük ve renkli karakterleri canlandırdım. Ama bu fırsat karşıma çıktığında ve senaryoyu okumaya başladığımda, açıkçası sayfaları geçmekte zorlandım. Çünkü hikâye gerçekten sert ve derinden etkiliyordu, çok tanıdık bir yere dokunuyordu. Evet, bu benim çok iyi tanıdığım, içinde rahatça var olabileceğim bir dünya.
◊ “Tequila Sunrise”ten yaklaşık 40 yıl sonra Michelle Pfeiffer ile yeniden bir araya geldiniz. Aranızdaki dinamik zaman içinde nasıl değişti?
- Michelle’la birlikte çalıştığımızda yıl galiba 1988’di. Benim için çok güzel bir deneyimdi ama çekim sürecinin kendisi zaman zaman zorluydu. Ama çok iyi vakit geçirdim. Aradan bunca yıl geçtikten sonra yeniden bir araya gelmek de benim için çok özel bir şeydi. Michelle’in bu rolde müthiş olacağını zaten biliyordum. Ben de hayatımın bu döneminde, onun karakterine doğru şeyleri katabileceğimi hissettim. O yüzden bu buluşmayı gerçekten heyecanla bekledim. Ve tahmin ettiğim kadar keyifli geçti.
◊ Sahnelerinizin çoğu telefonda geçmesine rağmen, Michelle Pfeiffer’ın canlandırdığı karakterle bu kadar sıcak ve gerçekçi bir ilişki kurma süreci nasıldı?
- Aslında bu biraz yazımın gücüne bağlı. Çoğu zaman oyuncular çok iyi yazılmış bir metnin karşılığında övgü alır. Ama ortalama bir metni ayağa kaldırmak zorunda kaldıklarında bunun kredisi pek verilmez. Oyunculuğun doğasında bu var. Projeyi daha okurken bunu hissediyorsunuz zaten. Yönetmenle ve oyuncularla birlikte asıl çaba da burada başlıyor.
Mesela biriyle yüz yüze değil de telefonda konuşuyorsanız, o ilişkinin bağlamını da içinizde kurmanız gerekiyor. Çocuklarımla da böyle konuşmalar yaşadım. O yüzden bu his bana çok tanıdık geldi. Eğer uzaktan ama çok samimi bir iletişim kurma duygusunu doğru verebilirseniz, seyircinin de bununla bağ kuracağını düşünüyorum. Tabii bunun kendine göre bir zorluğu var. Ama yazılan şeyi gerçekten çok sevdim. Karakteri anlamamı, onun ekrana nasıl yansıyacağını hissetmemi kolaylaştırdı. Bu yüzden süreç, zorlayıcı olmaktan çok keyifliydi.