MEME BÜTÜNLÜĞÜ KORUNABİLİYOR
Benzer dönüşüm meme sağlığında da yaşanıyor. Prof. Dr. Mehmet Mahir Atasoy, özellikle 2 santimetrenin altındaki erken evre bazı meme kanserlerinde kriyoablasyon, yani dondurma tedavisinin güçlü bir seçenek haline geldiğini söyledi. Atasoy’a göre bu da ne anlama geliyor? Meme bütünlüğü korunabiliyor. Büyük kesi olmayabiliyor. Estetik kayıp azalabiliyor. Hasta çoğu zaman aynı gün taburcu olabiliyor. Özellikle genç kadınlar için bu yalnızca tıbbi değil aynı zamanda psikolojik, sosyal ve estetik bir seçenek.
DAMAR TIKALIYSA HER ZAMAN GEREKMEZ
Türk Girişimsel Radyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Levent Oğuzkurt’un verdiği örnekler de dikkat çekiciydi. Kalp, boyun, beyin, bacak, bağırsak ve böbrek damarlarındaki ciddi tıkanıklıkların önemli bir kısmı artık balon, stent ve anjiyografik girişimlerle açılabiliyor. En çarpıcı uyarısı ise şuydu: “Damar tıkanıklığını açan bir ilaç yok. Bazı hastalarda ‘ilaçla geçer’ diye beklemek bazen zaman kaybı olabilir.”
DİZ KİREÇLENMESİNDE YENİ YÖNTEM
Diz kireçlenmesi için bile artık farklı seçenekler konuşuluyor. Prof. Dr. Özgür Kılıçkesmez, diz anjiyosu ile ağrıya yol açan anormal damarların içeriden kapatılabildiğini anlattı.
GİRİŞİMSEL RADYOLOJİ AYRI ANABİLİM DALI
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Turgut Ilgıt, girişimsel radyolojinin artık ayrı bir bilim/anabilim dalı olarak kabul edilmesi gerektiğini söyledi. Ilgıt’ın sözleri dikkat çekici: “Sağlık Bakanlığı tarafından işlevselliği kabul edilmiş, SGK ödemesine girmiş bir alanın artık resmî statüde de güçlenmesi gerekiyor.”
DOĞRU TEDAVİYE ERİŞİM HAKKI
Bu ilk bakışta sadece mesleki bir tartışma gibi görünebilir. Ama aslında öyle değil. Bu, hastanın doğru uzmana, doğru merkezde, doğru zamanda, doğru tedaviye ulaşabilmesiyle ilgili bir konu. Yani mesele sadece doktorların alan paylaşımı değil. Vatandaşın doğru tedaviye erişim hakkı. Benim tüm bunlardan çıkardığım sonuç şu: Tıp ilerledi. Ama hasta, kendisi için daha az girişimsel ya da ameliyatsız bir seçenek olup olmadığını bilmiyorsa o ilerleme eksik kalır. Ve burada altı kalın çizgiyle çizilmesi gereken hukuki gerçek şudur: Her hastalıkta neşter şart olmayabilir. Ama her hastaya tüm seçenekleri anlatmak şarttır. Çünkü tedavi sadece doktorun kararı değildir. Bilgilendirilmiş hastanın, bilinçli tercihidir. Ve evet...Bıçak altına yatmadan önce şu soruyu mutlaka sorun ve araştırın:
“Benim için ameliyatsız bir tedavi seçeneği var mı?”
AMELİYAT KARARI VERMEDEN
Benim için ameliyatsız bir alternatif var mı? Varsa neden bana uygun / neden uygun değil? Bu yöntemin başarı oranı ve riski nedir? İşlem sonrası hastanede yatmam gerekir mi? Bu yöntem her merkezde uygulanıyor mu?