Gelen fırtınayı gördü krizi avantaja çevirdi
“BİZ sürekli bir yerden bir yere mal taşıyoruz. İran savaşıyla birlikte navlun fiyatları ciddi anlamda yükseldi. Mersin Limanı’ndan Houston yaklaşık 25-30 dolardı ton başına, şu anda 55-58 dolara çıktı. Neredeyse iki katı maliyet söz konusu. Biz bu tür riskleri daha önceden öngördüğümüz için geçen yıl bağlayıcı anlaşmalar yaptık. Bu sayede biz hala Mersin’den ABD’ye 25 dolara mal gönderebiliyoruz. Ya da Mısır’dan mal aldığımızda 25 dolara getirebiliyoruz. Bu fiyat değişmeyecek. Şimdi bu bize rekabet avantajı sağlıyor. Bizim dışımızdaki oyuncuların hepsi etkilenecek. Navlun fiyatlarındaki artışları maliyetlerine, dolayısıyla satış fiyatlarına yansıtmak zorunda kalacaklar.”
Yukarıdaki sözlerin sahibi Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar.
TECRÜBELİ KAPTANLAR
Geçmişte yaşadığımız krizlerin en büyük faydası ‘tecrübe’ oldu. Bu tecrübe hem şirketleri hem de Türk yöneticileri her türlü fırtınaya karşı küresel arenada usta birer kaptan haline getirdi.
Son yıllarda gerçekleştirdiği stratejik yatırımlarla ihracatçı bir çimento şirketinden küresel bir yapı malzemeleri oyuncusuna dönüşen Çimsa da öngörülü kararlarıyla dikkat çekiyor. ABD gibi uzak bir pazara ihracat gerçekleştiren Çimsa Mersin-Houston arasında navlun fiyatları 22 dolarken 25 dolarlık uzun vadeli bir anlaşmaya imza atmış. Nedenini Umut Zenar şöyle açıkladı:
“Fiyatların artacağını biz net bir şekilde gördüğümüz için uzun vadeli anlaşmalar yaptık. Bu kriz olmasa karbon emisyon oranlarıyla ilgili düzenlemeler nedeniyle de fiyatların artacağı çok belliydi.”
Navlun fiyatlarındaki artışın özellikle 30 milyon tonluk ithalat yapmak zorunda olan ABD’de çimento fiyatlarını tırmandıracağına dikkat çeken Zenar, bu nedenle inşaat girdi maliyetlerinin artacağına da dikkat çekti. Çimsa üretimde yakıt olarak ağırlıkla petrokok kullanıyor. Riski azaltmak için atıkları da yakıt olarak kullanmaya başlayan şirket, atıkların yakıta dönüştürülmesinde Eskişehir’de yüzde 42, Afyon’da yüzde 33 oranına ulaşmış. Ayrıca kritik önemdeki elektrikle ilgili de hem de yurtdışında uzun vadeli anlaşmalar yapılmış. Tüm bu anlaşmalar Çimsa’yı krizlerdeki fiyat artışından korumakla kalmıyor aynı zamanda maliyet avantajı sayesinde rakiplerinin önüne geçmesine de olanak sağlıyor.
Çimsa’nın davetlisi olarak gittiğimiz Atina’da düzenlenen basın toplantısında konuşan Umut Zenar, Çimsa’nın son yıllarda önemli bir dönüşüm sürecine girdiğini hatırlattı ve “Türkiye’deki fabrika ağımızda optimizasyona giderken, stratejimizle uyumlu alanlara odaklandık. 2019 sonunda yaklaşık 300 milyon dolar seviyesinde olan satışlarımızı 2025 yılı sonunda 1.1 milyar dolara taşıdık. Ciromuzu 6 yılda dolar bazında neredeyse 4 katına çıkardık. Aynı dönemde FAVÖK’ümüz 55 milyon dolardan 200 milyon doları aşan bir seviyeye yükseldi. Son yıllarda yapılan tüm yatırımlara rağmen 2025 yılı sonu itibarıyla net borç/FAVÖK oranımız 2.2x ile sektördeki küresel standartların dahilinde kalmıştır. 2019 sonundan bugüne baktığımızda da Çimsa hissesindeki değer artışı dolar bazında yüzde 460 oldu” diye konuştu.