Rakamlar ortada AB Türkiye’yi zor dışlar
otomotiv editörü Taylan Özgür Dil’in önceki gün kaleme aldığı haberde MAN CEO'su Alexander Vlaskamp'ın şu çağrısı çok dikkat çekiciydi:
“Önümüzde 12-18 ay sürecek bir müzakere dönemi var. AB ve Türkiye’ye çağrımız; Türkiye’nin Made in EU’nun bir parçası olması. Bunun için Avrupa Komisyonu ile görüşmeler yapıyor, Türkiye’nin bu yapıya dahil edilmesi gerektiğini savunuyoruz. Yıllardır burada kurduğumuz sistemin devam etmesi gerekiyor.”
Geçtiğimiz günlerde bir grup ekonomi gazetecisi arkadaşımla beraber Ford Otosan Genel Müdürü Güven Özyurt ve Koçfinans Genel Müdürü Pınar Kitapçı ile buluştuk. Vlaskamp’ın sözlerini okuduğumda Özyurt’un şu uyarısı aklıma geldi:
“Made in Europe” ifadesi “Made with Europe” çerçevesine taşınmalı. Bu söylem, Türkiye’yi Avrupa değer zincirinin içinde ve güvenilir üretim üssü olarak konumlandırır. Süreç devam ediyor ama belirsizlikler de sürüyor. Özellikle kamu alımları, özel şirket alımları ve menşe/orijin tanımı başlıklarında hâlâ netlik ihtiyacı bulunuyor.”
Türkiye’de elektrikli otobüs üretmeye başlayan MAN için de Türkiye’nin otomotiv ihracatının yüzde 25’ini gerçekleştiren Ford Otosan için de Avrupa Birliği’nin alacağı karar çok kritik önemde.
Buluşmamızda Güven Özyurt Ford Otosan’ın Ford’un Avrupa’daki en büyük ticari araç üretim merkezi olduğunu hatırlattı:
“2025 yılında toplam üretim 730 bin araca ulaştı. Ford’un dünyadaki toplam üretiminin yüzde 13-14’ünü Ford Otosan üstlendi. Türkiye’de ticari araç üretiminin yüzde 83’ünü, ticari araç ihracatının yüzde 87’sini ve toplam araç üretiminin yüzde 32’sini gerçekleştiriyoruz. Ford Otosan, Kocaeli’nde Gölcük ve Yeniköy fabrikaları, Eskişehir fabrikası (kamyon) ve Craiova’daki fabrikası ile 2 ülkede 4 ana üretim merkezine sahip.”
Özyurt’un verdiği bilgilere göre, Ford’un Avrupa’da sattığı ticari araçların yüzde 79’u, binek araçların ise yüzde 41’i Ford Otosan üretimi.
Türkiye’nin stratejik önemini geçtim, global markalar ve rakamlar ortada. ‘Made in’ mi olur ‘Made with’ mi bilmiyorum. Ama dünyanın çalkalandığı, ticaret savaşlarının ayyuka çıktığı böyle bir dönemde Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi dışarıda bırakabileceğini hiç sanmıyorum.
Güven Özyurt