ABD’YE GÜVENSİZLİK NATO’YA İHTİYAÇ
Bir diğer kritik başlık; güven.
ABD’ye güvenmeyenlerin oranı % 91
NATO’yu gerekli görenler ise % 61
Bu, çelişki değil.
Bu, Türk dış politikasının özeti.
Seçmen ABD’ye güvenmiyor ama NATO’yu güvenlik şemsiyesi olarak görüyor.
Yani ideolojik değil, araçsal bakıyor.
Bu da Türkiye’nin son yıllarda izlediği çizgiyle birebir örtüşüyor:
Bağımsız ama kopmayan, mesafeli ama sistem içinde kalan bir Türkiye.
BÖLGESEL GÜÇ ALGISI
Peki seçmen Türkiye’yi nerede konumlandırıyor? Çoğunluk Türkiye’yi bölgesel güç olarak tanımlıyor ancak küresel güç” diyenlerin oranı dikkat çekici. Yani toplumun üçte ikisi Türkiye’yi etkili bir aktör olarak görüyor.
Bu şu anlama geliyor:
Türkiye artık sadece izleyen değil, oyunun içinde olan bir ülke.
Ama bu gücün sınırları da çizilmiş:
Küresel güç değiliz, ama bölgesel denklemde belirleyiciyiz.
Tam da bu yüzden Türkiye’nin İran–İsrail savaşında “tarafsızlık” tercihi aslında pasiflik değil; oyunun dışında kalmadan, savaşın içine girmeme stratejisi.😶