Behçet Necatigil 100 Yaşında
Ayşe Sarısayın ve Serenad Demirhan
Babam öldüğünde yirmi iki yaşındaydım. Şiirlerini severek okumama rağmen şairim olmamıştı henüz, varlığı bana güven veren, çok sevdiğim babamdı sadece. 1999’da, sonradan senin çalıştığın Serin Mavi mektupları ablamla birlikte yayıma hazırlarken, onun hiç bilmediğim gençliğiyle karşılaştım. Annemle evliliklerinin ilk yılları, karısına âşık bir genç adam, şiirlerinin ve kimilerine benim de tanıklık ettiğim “ev halleri”nin arka planı... Ölümünden 20 yıl sonra babamla yeniden tanıştım adeta. Çok Şey Yarım Hâlâ’yı yazarken ulaştığım bilgiler, evde pek konuşulmayan çocukluğuna ve gençliğine ilişkin ayrıntılar, şiirlerine daha içeriden bakmamı sağladı. Yaşamıyla yazdıkları arasındaki bağlantıları kurabilmeye başladım. Kitap bittiğinde babam, şairim olmuştu artık.”😑
Sabitfikir 18, 1 Mart 2026 Sayısı
Dosya: Yolunu ve Asrını Şaşmış
Bir Derviş: Âsaf Hâlet Çelebi - Tahsin Yıldırım
Sanat duyarlılığı güçlü anne ve babanın evladı olan, Cumhuriyet’ten sonraki kültür ve edebiyat hayatımızda önemli yer tutan Âsaf Hâlet maalesef edebiyatımızda ve hayatında hak ettiği yeri bulamamıştır. O, ölümünün üzerinden yıllar geçmesine rağmen özgünlüğünü koruyan nadir şairler arasında yer almıştır. Yakın zamana kadar sadece ilgilisinin takip ettiği Âsaf Hâlet tekrar hatırlanmıştır.
Söyleşi: Ömer Erdem: “Kasabada Kalsaydım Şair Olamayacaktım” -
Yunus Karadağ
Her yazarın farklı bir tanımı, başka bir hafızası var çocukluk günleriyle ilgili. Çocuğu Gezdiriyorlar adlı kitabıyla şair Ömer Erdem çocukluk günlerine dönerken anılara, İnsanlara ve belleğin kültürel dokusuna yaslanıyor. Dağlardan düzlüklere, sokaklardan ev içlerine... “Bir çocuğu kimse durduramaz. Çocuk, kent ya da doğa karşısında nötrdür. O yaşar sonra da yaşadıklarını kendisinin kılar” diyen Ömer Erdem ile geçmişi ve şimdiyi konuştuk.