Mahmut Ökçesiz, müzede sergilenen her bir taşın aslında birer "sessiz belge" olduğunu ifade ederek, bu kalıntıların Kuşadası’nın tarihi tapusu niteliğinde olduğunu belirtti. Taşlar üzerine işlenen her bir motifin, sembolün ve Osmanlıca kitabenin aslında o dönemdeki sosyal yapıyı, inanç dünyasını ve günlük yaşamı özetleyen birer şifre olduğunu dile getiren Ökçesiz, müzenin sadece bir kabristan değil, geçmişten dersler sunan bir "irfan mektebi" olarak görülmesi gerektiğini vurguladı.😶