İran’a saldırıyı destekleyen muhalefet liderlerinden Yair Lapid gelinen noktayı “tarihi bir felaket” olarak nitelendiriyor.
Siyasi yorumcular ‘ne rejim devrildi, ne füze kabiliyeti bertaraf edildi, ne de İran’ın 435 kg’lık zenginleştirilmiş uranyumu ülkeden çıkarıldı” diyerek Netanyahu’yu yaylım ateşine tutuyor.
ateşkesten hoşnut değil
TRUMP bir yandan küfür ve bir yandan ‘medeniyeti yok etme’ gibi görülmemiş tehditlerle İran’ı masaya oturmaya ikna ederken belli ki İsrail oluşan ateşkes ortamından hoşnut değil. Ateşkes ilanından birkaç saat sonra önceki gece İsrail, Lübnan’ın güneyi ve başkent Beyrut’a en büyük hava saldırılarından birini düzenledi. Bir günde 200’den fazla Lübnanlı öldürüldü.
ATEŞKESİ ÇOK GÖRDÜ
İSRAİL’de artan iç baskı, sonbahardaki yaklaşan seçimler öncesinde Netanyahu, Lübnan cephesini alevlendirmeyi seçti. İsrail’in ‘Sonsuz karanlık’ adını taktığı operasyon müttefiklerini bile dehşete düşürdü. AB, Fransa, İngiltere gibi ülkeler ‘Ateşkes Lübnan’ı da kapsamalı’ dediler. Netanyahu ise kendini haklı çıkarmaya çalışarak Hizbullah liderinin sekreterinin öldürüldüğünü, tehdit sürdükçe operasyonların da süreceğini savundu. Baskı artınca ise Beyrut ile müzakerelere hazır olduğunu duyurdu.
GÖRÜŞ AYRILIĞI SÜRÜYOR
İRAN, ‘ateşkes Lübnan’ı da kapsıyor’ diye ısrar ederken ABD ve İsrail kapsamadığı görüşünde. Bugün ilk kez arabulucu ülkelerden Pakistan’ın başkenti İslamabad’da ABD ve İran’dan heyetlerin müzakereye başlaması bekleniyor. Ancak Lübnan krizinin ateşkesi raydan çıkarma riski söz konusu.
Ayrıca İran’ın nükleer zenginleştirme programının akibeti, Hürmüz Boğazı’nın kontrolü, yaptırımların kaldırılması gibi başlıklarda da görüş ayrılıkları aşılabilmiş değil.
Öte yandan ABD’de yaklaşan ara seçimlerin Trump yönetimi üzerinde artan baskısı, küresel darboğazdan çıkma arayışı, İran’ın da her şeye rağmen rejimi kurtarma hedefi görüşmelerde ilerlemeye katkı sağlayabilir.