ÇOK ZORLU GÜNLER YAŞADIM
Sizin her bölümünü büyük merakla beklediğiniz diziler hangileriydi?
- Sanırım “The Walking Dead”. O dizinin büyük hayranıydım. Her gün okula gidip herkese şunu sorduğumu hatırlıyorum: “Yeni bölümü izlediniz mi? Bölümü izlediniz mi? İzlediniz mi?”
“The Testaments” ile ilgili insanların ne konuşmasını umuyorsunuz? İzleyicilerin özellikle yakalamasını arzuladığınız somut detaylar var mı?
- Hiçbir şeyin tadını kaçırmak istemem, bu yüzden ayrıntıya girmeyeceğim. Ama bu dizide beni şaşırtan şeylerden biri; o kadar da zor olmayacağını düşündüğümüz sahneleri çekerken yaşadığımız, beklenmedik derecede çetin geçen günlerdi. Dizide kızların başına gelen pek çok çılgınca olay var ve bunlar gerçekten çok talihsiz durumlar. Bunlar beklemediğiniz bir anda çıkageliyor, bir anda altüst oluyordunuz ve kendinizi nasıl toparlayıp yeniden dengeyi bulacağınızı bilemiyordunuz. Bununla baş etmenin yolu güçlü bir oyuncu kadrosuna ve ekibe sahipolmaktan geçiyor. İnanın bana, çok zorlu günler yaşadım.
ELISABETH MOSS’TAN DESTEK ALDIK
Rolünüz, derin hisleri ve duyguları yansıtmak üzerine kurulu. Kendinizi o ruh haline nasıl sokuyorsunuz?
- Karakterlere dair sözle ifade edilmeyen pek çok şeyin kostümler sayesinde bir nevi tamamlandığını düşünüyorum. Kostümlerin ne kadar ustaca tasarlandığı ve tam üzerimize göre dikildiği zaten hemen göze çarpıyor; ancak buna rağmen zaman zaman hareketlerimizi kısıtlayabiliyorlardı. O kostümlerle, normalde hareket edeceğiniz şekilde özgürce davranamıyorsunuz. Bu durum hepimizin o kurgusal dünyada nasıl hareket edeceğini, nasıl bir duruş sergileyeceğini doğrudan şekillendirdi.
Karakterlere dair sözsüz kalan pek çok unsur, kostümlerin etkisiyle ortaya çıktı. Bunun dışında kalan kısımlar ise Elisabeth Moss ile yaptığımız sohbetlerle şekillendi. Yaptığımız tartışmalar sayesinde; bu genç kızların nasıl bir yetiştirilme tarzına sahip olduklarını ve sözcükleri kullanmadan, yalnızca beden diliyle ekranda bunun nasıl yansıtılacağını çözmeye çalıştık.
Elisabeth Moss demişken; kendisi “The Handmaid’s Tale”in başrolüydü ve “The Testaments”in de yapımcısı. Ondan aldığınız bir tavsiye oldu mu?
- Yanımızda olması bile aldığımız en büyük yardımdı. Verdiği o spesifik tavsiyelerin ötesinde, genel anlamdaki desteği kulağa çok küçük gelen ama aslında çok büyük anlamlar taşıyabilen bir şeydi.
Bu desteği almak, bir nevi onayını almak, onun “Siz bu işi kıvırırsınız” tavrı çok değerliydi. Çünkü o bu evrene, bu hikâyeye büyük bir tutkuyla bağlı. Biz de hikâyenin hakkını verdiğimizden emin olmak istiyorduk. Dolayısıyla onun desteğine sahip olmak ve neye ihtiyacımız olursa olsun bize yardım elini uzatması, ondan aldığımız en değerli tavsiyeydi.😒