Hobi bahçelerinde toprak ve beton arasına sıkışan umutlar
Önceleri sakin giderken pandemi döneminde hızlanan furyalardan...
Son 5 yıldır sayıları giderek artarken bir soğuyup bir ısınan konulardan.
Nisan başında yürürlüğe giren “Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkındaki Yönetmelik” ile hobi bahçeleri meselesi yeniden gündeme geldi.
Hobi bahçelerindeki yapılar için “kaçak yapı” statüsünün kesinleşmesi, valiliklere ve belediyelere yıkım yetkisi verilmesi, yıkımın ardından arazinin yeniden tarıma uygun hale getirilmesinin zorunlu tutulması, tüm yıkım masraflarının bahçe sahibinden tahsil edilmesi, ağır para cezalarının uygulanacak olması, bu yapılara elektrik, su veya doğalgaz bağlayan kurumlara her abonelik için 100 bin TL ceza kesilmesi ve aboneliğin iptal edilmemesi durumunda bu cezanın her ay tekrarlanması gibi adımlar, bahçesi ve üzerinde yapısı olanları tedirgin etti.
Peki meseleye kim nasıl bakıyor...🤫
KARŞI ÇIKANLAR
KÖYLÜLER
-Köylerindeki tarlaların bölünerek ortalarına yapı dikilmesine isyan ediyorlar.
-Bahçe adı altında villa ve diğer yapılarla büyük rant oluşturulduğunu savunuyorlar.
-Hobi bahçesi sahiplerinin köylerde hayvancılığı, koku ve gürültü gerekçesi ile şikâyet ettiklerini belirtiyorlar.
UZMANLAR
-Gıda güvenliği ve tarımın geleceği konusuna dikkat çekiyorlar.
-Özellikle birinci sınıf tarım arazilerinin üzerine dökülen betondan geri dönüşün olmadığını hatırlatıyorlar.
-Verimli toprakların parçalanmasının uzun vadede tezgâhlara ve mutfağa olumsuz yansıyacağını vurguluyorlar.
-Toprak Koruma Kanunu’nun esnetilmemesi gerektiğini anlatıyorlar.
KURUMLAR
-Özellikle büyükşehirlerdeki belediyeler, hobi bahçelerinin su tüketimini artırdıklarını açıklıyor, kısıtlamalara gidiyorlar.
-Sayılar arttıkça kanalizasyon ve altyapı taleplerinin arttığını belirtiyorlar.
-İlgili bakanlıklar tarımsal üretim ve yapılaşma açısından durum tespiti yapıyor, yaptırımlar uyguluyorlar.🤫