Kendi kendini bitirmek
Trump’ın bu döneminde her geçen ay, her attığı adımla kendini azar azar nasıl bitirdiğini vurguladığımızı hatırlarsınız.
- Vatandaşı vuran sonra da geri çekilen gümrük vergileri
- Fiyaskoya dönüşen “devlette israfı bitirme” çabaları
- Kendi tabanını yıllardır ilgilendiren Epstein meselesinde çuvallayıp tüm okları kendi üstüne çekmesi
- Taahhüt ettiği “milyonlarca göçmeni sınır dışı etme” politikasını eline yüzüne bulaştırması
- Savaşlara “hayır” deyip İran’ı bombalaması bir de üstüne gidip toptan savaş açması...
“Önce Amerika” diye ortaya çıkan bir gayrimenkulcu TV yıldızı, “Amerika’yı Yeniden Büyük Yapacağız” diye insanları kendine bağlamıştı.
İşte ta ilk zamanlardan beri yanında olan bazı isimler vardı.
Tucker Carlson, Alex Jones, Candace Owens, Megyn Kelly...
Bu dört isim özellikle son 8-10 aydır yukarıda bir çırpıda yazdığım meselelerden ötürü Trump’ı sorgulamaya başladı.
Haklılardı da...
Nerede o kariyerleri pahasına destekledikleri adam, nerede bu şu an gördüğümüz Trump?
Vaatlerinden koşarak uzaklaşan, dediklerinin tam tersini yapan, “Önce Amerika” için değil de “Önce İsrail” için çalışmaya başlamış gibi görünen Trump...
İyi bir siyasetçinin oturup şunu düşünmesi lazım...
Beni eleştiren niye eleştiriyor? Hakiki bir endişe için mi yoksa kasıtlı hedef göstermek için mi? Haklı eleştiri mi, haksız eleştiri mi?
Ve her şeyden önemlisi... İyiliğimi mi istiyorlar yoksa kötülüğümü mü?
Açıkçası ben Trump‘ın sağlıklı karar verme yetisinin sonu görünmez bir çıkmaza sürüklediğini düşünüyorum.
Bakmayın Trump’ın deliliklerine... ben kendisinin kurt gibi, tilki gibi, zehir gibi akıllı olduğunu düşünüyorum.
Çıktığı yerlerden gelip Amerika Birleşik Devletleri başkanı olmak öyle kolay bir şey değil. Hele hele dönüp ikinci kez olmak hiç değil.
Fakat son zamanlarda gördüğüm, gördüğümüz bu “kurnaz” adamı mumla arattırıyor.
Trump geçtiğimiz gün oturdu ve 482 kelimelik bir sosyal medya paylaşımı yaptı. Koskoca ABD Başkanı oturmuş ve sayfalar dolusu bir paylaşım yazmış.
İşte o paylaşımda biraz önce bahsettiğim 4 gazeteciye hakaretler edip hepsini aforoz etmiş.
Düşük zekalı mı dememiş, aptal yakıştırması mı yapmamış... Neler neler.
Hepsine “üçüncü sınıf” gazeteci yaftası yapıştırıp hiçbirine ihtiyacı olmadığını söylemiş ve demiş ki... “Hepiniz eziksiniz.”
Şöyle söyleyeyim... Bu isimler seçimden birkaç gün önce Trump’ın miting yaptığı, mülakat verdiği, desteğini sonuna kadar aldığı isimlerdi.
Bu isimler, Trump’ı en yalnız zamanlarında, siyasi parya olduğu dönemlerde desteklemiş isimlerdi.
Dikkat ediyor musunuz... Son zamanlarda Trump’tan ayrılan ve onu yarattığı karmaşayla baş başa bırakan ne çok Trumpçı olmaya başladı.
Soruma geri dönerek bitirmek istiyorum aslında...
2020 seçimlerinin çalındığını iddia edip, Kongre baskınını kışkırtmakla suçlanıp, yıllarca mahkeme mahkeme dolaştırıldığında bile yanından yöresinden ayrılmayı düşünmeyen bu isimler şu an çıkıp “ne yapıyorsun başkan kendine gel” dediğinde dinlemesi gerekmez miydi?
Ben yazıyı Tucker Carlson’ın Trump’a verdiği cevapla bitireyim...
- Başkana biraz hoşgörü göstermek istiyorum.
- O, vaatlerinden vazgeçmesine ve bir zamanlar yok etmeye yemin ettiği türden bir politikacıya dönüşmesine neden olacak kadar karanlık bir baskıyla karşı karşıya.
- Kendisine yönelik riskler gerçekten büyük olmasaydı buna izin vermezdi
- Umarız bunun üstesinden gelir.
Şimdi soru şu...
Yoksa Trump gerçekten kendini İsrail’den ötürü mü bitiriyor?🙄