ABD BUNU NİYE YAPIYOR
İSLAMABAD’da aslında şu oldu. Taraflar savaşarak elde edemedikleri talepleri, masada dayatarak azami kazancı elde etmeyi denedi. İran nükleer zenginleştirme programında ısrar ederken Hürmüz kartını öne sürerek pazarlık marjı kazanmaya çalıştı. Trump ise Hürmüz’e blokaj hamlesiyle İranlıların elindeki bu kartı kapmayı denedi. ABD ile İran arasındaki 14 günlük geçici ateşkesin süresi bir uzlaşma olmazsa 22 Nisan’da doluyor. Pakistan’daki müzakerelere katılan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ülkelerine dönse de görüşmelerin teknik düzeyde devam ettiği anlaşılıyor.
ŞİMDİ NE OLACAK
İRAN’ın ablukası gibi ABD’nin Hürmüz’ü kuşatması da uluslararası hukuka aykırı bulunuyor. Ayrıca ABD yaptırımının etkili olup olmayacağı konusunda da şüpheler var. Çünkü İran zaten az sayıda geminin Hürmüz’den geçişine izin veriyor. Marine Traffic isimli deniz trafiği uygulamasına göre 7-10 Nisan’da Hürmüz’den sadece 19 gemi geçmiş. Oysa normal bir günde 130 kadar gemi geçişi oluyordu. Dolayısıyla ABD’nin bu az sayıda gemiye müdahale ederek ne elde edebileceği soru işareti. Öte yandan gemilere önleme yapılması, el konması, şiddet uygulanması olası İran misillemeleriyle savaşa geri dönülmesi riskini de arttırıyor. Fakat ABD, Hürmüz kartını müzakere masasında taktik anlamda kullanmayı planlıyorsa gerilimin kontrollü tutulacağı öngörülebilir.
Bu arada Trump mart ayında İran krizi yüzünden ertelediği Pekin ziyaretini 14-15 Mayıs tarihlerinde yapmayı planlıyor. ABD, ticari ve askeri rakip saydığı Çin’i Hürmüz üzerinden baskı altına alırken aynı zamanda İran’ı uzlaşmaya ikna edebilecek ülkelerden biri olarak kabul ediyor. Önümüzde kritik günler ve pazarlıklar var, Hürmüz de bu müzakerelerin bir parçası gibi duruyor.