Yapılan yorumlara göre Pekin yönetimi, denizde bulunan sevkıyatların ve etkileyici miktardaki acil durum petrol rezervlerinin muhtemelen kendilerini idare edeceğini bildikleri için İran Savaşı boyunca nispeten sessiz kaldılar. Hatta Trump’ın boğazı açık tutmak için Çin’den savaş gemileri göndermesi talebini bile görmezden gelip iki tarafa da savaşı bitirmeleri için çağrıda bulundular. ABD’nin Hürmüz’ü ablukaya alması Çin’in sessizliğini bozdu. Ablukanın sürmesi Çin’in petrol rezervlerini derinden sarsacak. Körfez ülkelerinden ve İran’dan gelen petrolün kesilmesi stok sıkıntısı dışında yeni anlaşmalar yapsa bile maliyet artışlarına neden olacak ve üretim süreçlerini sıkıntıya sokacak. Çin Lideri Xi Jinping’in düşük tonlu eleştirilerinden sonra Çin Dışişleri Bakanlığı daha sert açıklama yaptı. Amerika Birleşik Devletleri’ni “hedefli bir abluka” uygulamakla suçlayan Çin Dışişleri bunun “zaten kırılgan olan ateşkes ortamında çatışmayı daha da kötüleştireceğini, gerilimi tırmandıracağını ve Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişi daha da tehlikeye atacağını” belirtti.
Tüm bu gelişmelerin ABD Başkanı Trump’ın Pekin ziyaretine bir ay kala yaşandığına dikkat çekerek bitirelim. İki liderin bir ay sonra yapacağı görüşmede ticaret savaşlarını yatıştıracak yeni bir süreçten bahsediliyordu. Bir ay sonra abluka hâlâ devam ederse bu görüşmeden ılımlı bir sonuç çıkması hayal olmakla kalmayacak sinir harbi had safhaya ulaşacak. Tabii Trump ziyaretini yeniden ertelemezse...🤫