ÇANAKKALE’Yİ SEYYAHLARIN GÖZÜNDEN OKUMAK
ÇANAKKALE’ye her gidişimde aynı hissi yaşarım. Sanki ben oraya gitmiyorum; orası beni çağırıyor.
Rüstem Aslan ve Murat Kıray masaya bir kitap koydular. “Seyyahların İzinden Çanakkale...”
Rüstem Aslan yazmış, Murat Kıray yayına hazırlamış.
Çanakkale Belediyesi de destek vermiş. Kitabı elime aldığımda ilk hissettiğim şey şuydu. Bu sadece bir tarih kitabı değildi.
İnsanlık tarihinin uzun bir dönemine tanıklık etmiş insanların, olayların, mekânların da anlatısıydı.
Çünkü Çanakkale’yi biz genelde kendi hikâyemizden okuruz. Savaşlardan, destanlardan, milli hafızadan... Bu kitap bambaşka bir şey yapıyordu.
Çanakkale’yi seyyahların gözünden okuyordu.
Çanakkale sadece bizim hafızamızda değil.
Dünyanın hafızasında da çok büyük bir yer kaplıyor.
Pers Kralı Kserkses’ten, Büyük İskender’e... Fatih Sultan Mehmet’ten, Avrupa’nın gezginlerine kadar...
Herkes bu topraklara bir anlam yüklemiş.
Ve herkes bu topraklardan bir şey alıp gitmiş.
Bazen bir hatıra. Bazen bir taş. Bazen de bir hikâye. Kitap aslında bir sorunun peşine düşüyor.
“Bir coğrafya nasıl efsaneye dönüşür?”🤨