İkonların perde gerisi
Karşılıklı diyaloglara dayanan, teatral bir yapı barındıran ve bir noktadan sonra ‘korku filmi’ sularında gezinen ‘Mother Mary’ için duyguların ve ruhsal çeperlerin ön plana çıktığı bir öykünün görselleştirilmesi diyebiliriz.
Sahne üzerinde bir tanrıça, bir büyük ‘diva’ ya da ikon olarak gördüğümüz varlıkların perde gerisi kırılganlıklarına, zaaflarına, zayıflıklarına ilişkin çok sayıda yapım izledik elbette. David Lowery’nin yapıtı bu açıdan en azından kâğıt üzerinde birçok filmi çağrıştırıyor; örneğin demans problemleriyle uğraşan bir tiyatro yıldızının asistanıyla ilişkileri üzerinden ilerleyen bir öyküye sahip, Jessica Lange’li ‘Muhteşem Lillian Hall’ (The Great Lillian Hall/Yön: Michael Cristofer/2024) gibi. Ya da bir megastarın yaşlılığıyla yüzleşmesi ve artık kızıyla ilgilenmek isterken geç kaldığını fark etmesini, bu arada menajeriyle de ayrılık vakti geldiğini anlamasını anlatan, George Clooney’li ‘Jay Kelly’ (Yön: Noah Baumbach/2025) gibi.
Lakin müzik dünyasındaki gezintisi itibariyle uzaktan uzağa ‘Velvet Goldmine’ (Yön: Todd Haynes/1998) çağrışımı da var ‘Mother Mary’de. Ve sipariş edilen bir kostüm ve onun yaratım sürecini perdeye taşımasıyla Ferzan Özpetek’in son çalışması ‘Elmaslar’ (Diamanti/2024) da
akla geliyor. Ama asıl birinci dereceden akrabalıklar, başrolünde Natalie Portman’ı izlediğimiz 2018 yapımı, Brady Corbet imzalı ‘Vox Lux’la ve öykünün içerdiği metafizik unsurlarla birlikte ‘Gülümse 2’yle (Smile 2/Yön: Parker Finn/2024) kurulabilir.
Yabancı eleştirmenlerin bir kısmı, filmi özellikle görsel vizyonu ve atmosferi dolayısıyla (bunu Mother Mary’nin sahneye çıktığı bölümler için söylüyorlar) beğenmişler. Ama bir diğer kısmı da
karakterleri derinliksiz bulmuş. Evet, bence de zaman zaman karakterler klişe pozisyonlara düşüyor ve diyaloglar sanki kendini tekrarlıyor ki filmin bir yerinde Mary, Sam’e “Bu metaforlar yorucu” diyor ve sanki senaryonun nasıl olduğunun film de farkında demeye getiriyor! Ama hem David Lowery’nin, görüntü yönetmenleri Andrew Droz Palermo ve Rina Yang’ın kadrajları vasıtasıyla kurduğu dünya hem de kimi hipnotik sahneler filmi izlenmeye değer, ruhumuzdan çok gözümüzü okşayan bir yapıt haline getiriyor. Örneğin mistik bir yapıya sahip ‘kırmızı elbise’ sahnesi ve sonrasında Mary ve Sam’in ortak hayalet seansıyla bir tür şeytan çıkarma ayinini hatırlatan operasyonları (!) ‘Mother Mary’nin çekici görselliğini üst noktalara taşıyan bölümlerdi.
Öyküyü ayakta tutan iki ana karaktere hayat veren isimlere gelince; Mary’de Anne Hathaway birçok yabancı eleştirmenin de altını çizdiği gibi Lady Gaga, Taylor Swift, Madonna ve Beyoncé karışımı bir portre ortaya koymuş. Yönetmen Lowery söyleşilerinde Taylor Swift’in sahne performanslarından yola çıktığını belirtse de Hathaway, Beyoncé’den ilham aldığını söylemiş. Oyuncu Jack Antonoff, Charli xcx ve FKA Twigs’in şarkılarını seslendirirken Mary’nin, Sam’in isteği üzerine müziksiz dans gösterisine giriştiği ve adeta ‘Şeytan’dan (‘The Exorcist’/Yön: William Friedkin/1973) pasajlar sunduğu bölümde özel bir performans sergiliyor.
Michaela Coel ise Sam Anselm’de üst düzey bir oyunculuk gösteriyor ve doğrusunu söylemek gerekirse Hathaway’den daha bir göz dolduruyor. Filmin en akılda kalıcı diyaloğu da sanırım Mary’nin kapak olduğu eski bir dergi röportajında “Jeanne d’Arc gibi bakmak istiyorum” sözü üzerine yapılan tartışmaydı. Sam söz konusu Jeanne d’Arc’ı kendisinin yarattığını ima ederken zırhı giydiren kişi olduğuna vurgu yapıyor ve bu yolla bir anlamda aralarındaki kırgınlığın fay hatlarından birini de yüzeye çıkarıyordu.
Bir de film ikili arasındaki ilişkiyi derin bir arkadaşlık bağlamında sunar gibi yapıyor ama Sam kendini ihanete uğramış gibi hissediyor ve terk edilmiş, bırakılıp gidilmiş bir sevgili hissiyatıyla davranıyor. Kimi bakışlar, imalar, laf dokundurmalar derken seyirci olarak Mary ve Sam arasında dostluğun ötesinde tutkulu bir aşk yaşandığına ve küllerin hâlâ sönmediğine dair bir izlenime sahip oluyoruz.
Toparlarsak; ‘Mother Mary’ David Lowery’nin en iyi filmlerinden biri değil ama kayıtsız kalınmayacak yanlar barındırıyor diyebilirim.🤨