İki fare kısa bir süre kıyasıya dövüştü ve zaferi kazanan Bill oldu. Bir despot doğmuştu.
Crowcort 1966'da yayımlanan kitabında Bill'in diğer farelere yönelik despot davranışlarını sayfalar boyunca anlattı.
Despotluk birçok hayvan topluluğunda görülüyor. Sadece farelerde değil.
Babunlar, çizgili firavun fareleri ve çıplak köstebek fareleri, ekolojistlerin "hakimiyet hiyerarşisi" olarak adlandırdığı, en tepede demir yumrukla hüküm süren bir veya daha fazla bireyin oturduğu hayvanlardan sadece birkaçı.
En çok yiyeceği onlar alır. En iyi cinsel partnerleri onlar bulur. Davranışları tüm grubu bir yöne veya diğerine yönlendirir.
Crowcroft "Fareleri ne kadar çok gözlemlersem, insan türünün davranışlarındaki unsurları o kadar çok fark etmeye ve her iki türü de o kadar çok anlamaya başladım" diye yazmıştı.
O dönemde bazıları tarafından kamu parasının israfı diye eleştirilen Crowcroft'un çalışmaları birçok araştırmacıyı etkiledi.
Bunlar arasında ABD'nin Georgia eyaletindeki Kennesaw State Üniversitesi'nde biyomedikal bilimci Justin Varholick de bulunuyor. Doktora çalışması sırasında fare davranışlarını inceleyen Varholick, "Araştırmalarımın çoğunun temeli o kitaptı" diyor.
Laboratuvarlarda, genellikle küçük kafeslerde tutulan fareler, despotluğa eğilimli oluyorlar.
2019'da Varholick ve meslektaşları bu davranışla ilgili bir çalışma yayınladılar. Üçerli gruplara ayırdıkları ve standart laboratuvar kafeslerinde tuttukları düzinelerce fareyi gözlemlediler.
Varholick, farelerin birbirlerine karşı nasıl konumladığınının kafeste kiminle birlikte olduklarına bağlı olarak değişebileceğini tespit etti.
Bunu, tüp testi adı verilen bir yöntem kullanarak değerlendirdiler. İki fareyi bir tüpün zıt uçlarına koydular. İlk geri çekilen fare, dolaylı olarak kendini ast ilan etmiş oldu.
Varholick'in asıl amacı, laboratuvar farelerindeki saldırganlığı azaltmak için bu hayvanları daha iyi anlamaktı çünkü saldırganlık hem araştırmacılar hem de alt konumdaki talihsiz fareler için sorun olabiliyor.
Dişiler de despotça davranabiliyor
Doğada, çevresel faktörler belirli bir fare grubunda despotizmin ortaya çıkıp çıkmayacağını tayin edebiliyor. Bazı hayvan türleri despotluklarıyla ünlü.
Güney Afrika'da yaşayan, buraya özgü babunları ele alalım.
2008 yılında yapılan ünlü bir çalışma, bu babun topluluklarında genellikle despotların hüküm sürdüğünü ve bunun örneğin maymunlar yiyecek ararken de kendini gösterdiğini ortaya koydu.
Araştırmacılar "Grup halinde yiyecek arama kararları, bu kararlardan en büyük faydayı sağlayan birey, yani baskın erkek tarafından sürekli olarak yönlendiriliyordu" diyor.
Fransız Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi'nde araştırma direktörü ve davranışsal ekoloji uzmanı Élise Huchard, bu çalışmaya katılan bilim insanlarından biriydi.
Huchard, Namibya'da uzun yıllar babunları inceledi. Huchard, bu gruplardaki baskıcı erkeklerin dişileri hem çiftleşmeye zorlamak hem de korkutmak için kovaladıklarını, böylece dişinin başka bir erkek babunla çiftleşme şansını azalttıklarını anlatıyor.
Baskıcı babun, dişiyi ağaca kadar kovalayabiliyor ve ağacın dallarının ucuna kadar gitmesine yol açabiliyor. Aşırı durumlarda bunun trajik sonuçları olabiliyor.
"Bu şekilde kovalanan, karnı burnunda hamile bir dişi gördük. Dişi ağaçtan düştü. Ertesi gün düşük yaptı."
Ancak Huchard, bu babun toplumlarındaki yüksek rütbeli dişilerin de bazen despotça davrandığını ve alttaki dişilere kendi konumlarını dayattığını vurguluyor.
Dişi babunlar sosyal statülerini annelerinden miras alıyor.
Huchard, kendisinin ve diğer araştırmacıların, en azından kişisel düzeyde, tüm bu tiranlık davranışlarına katlanmak zorunda kalan alt kademedeki babunlara biraz daha yakın hissettiklerini söylüyor.
Ancak aynı zamanda beklenenden çok daha nazik davranan yüksek rütbeli bir dişiyi de anımsıyor.
"Onun bu kadar yüksek rütbeli olup da bu kadar ölçülü davranması özellikle hoş bir şeydi diye düşündüm."🤨