Bilgi çağındaki hedef: Dijital egemenlik
ABD’nin savaş gündemi ve Trump yönetimiyle değişen dış politikaları diğer ülkeleri harekete geçirdi. Fransa ve Hindistan ortaklık kurarak teknolojik olarak ABD ve Çin’e bağımlı kalmamayı amaçlıyor.
Dünya üzerinde, sağlıklı bir toplumsal düzen için temel gereksinimlerin farkında olan uluslardan biri olmalıyız. “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” Anayasamızın 6’ncı maddesiyle korunan bu ifade Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) salonuna giren herkesin karşısında, büyük puntolarla, ebedi bir hatırlatıcı olarak duruyor. Avrupa Birliği’nin ideal demokrasi normlarıda kökeni Antik Yunan dönemine kadar uzanan, oldukça benzer kavramlarla şekilleniyor. Ancak demokrasinin mutlak bir değerden ziyade 0’dan 100’e yelpaze şeklinde uygulanabildiği bir dünya gerçekliğinde yaşıyoruz. Düzeni her yönüyle etkileyen, yasaların bile tanımlamakta zorlandığı etkenler karşımıza çıkıyor. Teknoloji bunların en güçlüsü. İçinde bulunduğumuz bilgi çağı ve küreselleşme, teknolojik güce kimin hâkim olduğuyla belirlenen yepyeni bir yönetim anlayışını gündeme getirdi: Dijital egemenlik.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron bu yılın başında dijital egemenlik kavramını dünya gündemine taşıyan en üst düzey politikacı olmuştu. Macron, ABD’nin dijital altyapısına bağımlılığı en az seviyeye indirme hedefiyle ülkesinin önemli adımlar atacağını ve bu süreçte Hindistan’ın tam desteğini aldığını ifade etmişti. Geçen haftaysa Fransa hükümetinin atacağı adımlar somut karşılıklar bulmaya başladı. İlk etapta devlet kurumlarının Microsoft Windows işletim sistemi ve Zoom, Teams gibi iletişim araçlarını kaldırarak Linux gibi açık kaynaklı ve bağımsız yazılımlara yöneleceği resmi olarak açıklandı. Fransa Bütçe Bakanı David Amiel’in bildirisindeki “Amerikan araçlarına olan bağımlılığımızı azaltmalı ve dijital kaderimizin kontrolünü yeniden ele almalıyız. Verilerimizin, altyapımızın ve stratejik kararlarımızın; kurallarını, fiyatlandırmasını, gelişimini ve risklerini kontrol edemediğimiz çözümlere bağlı olmasını artık kabul edemeyiz” sözleri hem Avrupa’yı hem de dünyadaki çoğu devleti ilgilendiren dijital egemenlik kavramının önemini aktarıyor. Yıllar içinde Fransa’nın tüm dijital altyapısını; iletişim araçları, veri saklama, siber güvenlik, yapay zekâ ve bulut altyapılarını yeniden tasarlamayı öngören inisiyatif, diğer Avrupa ülkeleri ve ötesi için de emsal teşkil ediyor.
Büyük teknoloji şirketleri sayesinde dijital egemenliği elinde tutan ABD’nin savaş gündemi ve Trump yönetimiyle değişen dış politikaları diğer ülkeleri alarma geçiren sebeplerin başında. En yaygın kullanılan teknoloji yazılımları ABD menşeli ancak donanımda kullanılan çipler ve elektronik bileşenlerin çoğu Çin’de üretiliyor. Türkiye ve tüm Avrupa dahil dünyadaki birçok ülke dijital altyapısı için ABD ve Çin’e bağlı hale gelmiş durumda. Ulusal düzeyde ifade edilen dijital egemenlik kavramı, ülkelerin tüm ağlarına yayılan teknolojiyi olabildiğince yerli ve güvenilir kaynaklarla yönetmeyi amaçlıyor.