Ne kortizolmüş arkadaş
Haftanın “ağzının payı” Demet Akalın’dan, Biricik Suden’e geldi. Suden’in densizliğine öyle sinirleniyorsunuz ki bir kere yetmiyor, iki kere okuyunca anca sakinleşiyorsunuz.
Mazhar Alanson’un kafayı kaslarıyla bozan eşi Biricik Suden’e okul katliamıyla ilgili neden paylaşım yapmadığı soruldu.
Öncelikle şunun altını çizelim:
Her ünlünün her olayda paylaşım yapmasını beklemek yanlış.
Mesela orman yangınını neden paylaşmamış... Yahu belki adamın hastası var. O anda ateş, ocağına düşmüş zaten.
Yahut herkes her şeye bağırmak da zorunda değil...
Kimi de üzülür, belki senden-benden de çok.
Ama bağırmaz, içine ağlar.
Bunların hepsi insana ait, insana dair şeyler.
Fakat Biricik Hanım’ın paylaştığı cevap, düşüncesizliği falan geçtim, küstahçaydı:
“Neden okul olayı ile ilgili reaksiyonsuzsun sorusuna da cevap vereyim: Kortizol seviyemi ve kas gelişimimi riske atamam! Negatif enerjiyle beslenmek yerine enerjimi daha yapıcı şeylere saklıyorum...”
Yenilir yutulur sözler değil bunlar. Hele de çocuğunu kaybetmiş acılı aileler için.
Anladık, bu kayıplar kortizol seviyesini bozmaya değecek şeyler değil. Ama ille bir şey söylemek zorunda değilsin, böyle bir zamanda bari sus be kadın.
Buna üzülenleri, kendi çocuğu için endişeye kapılanları “negatiflikten beslenmekle” suçlama en azından.
Bu densizlik karşısında Demet Akalın’dan hak ettiği üsluptan bir çıkış geldi.
Bir kere yetmiyor, iki kere okuyunca anca sakinleşiyorsunuz:
“Bir an önce iğneleri bırak. Gerçekten insanların acıları varken toprak olacak o kaslarını düşünmen büyük rezillik!
Biraz merhamet!
Umarım Batu Hoca seni o spor salonundan kovar.
Şampiyon bir baba bunu yapar...”