Fatih bey özellikle bu dönem zor bir görev üstleniyorsunuz. Ülkelerle, liderlerle en çetin konuları müzakere etmek durumunda kalıyorsunuz. Nasıl zor değil mi?
Zor değil, çok zor! Giderek daha da zorlaşıyor. Çünkü şu anda daha önce müttefik olan ülkelerin bile kendi aralarında ciddi görüş ayrılıkları var. Son birkaç ay içerisinde NATO konseyine katıldım Washington’da Bilderberg toplantısına katıldım, Davos’a katıldım… Bütün bu toplantılardan edindiğim izlenim, müttefik ülkeler arasında dahi giderek derinleşen ciddi farklar olması şeklinde. Sanki Atlantik Okyanusu giderek genişlemeye başladı. Yani ABD ile Avrupa arasındaki mesafe giderek uzuyor. Çünkü bunlar geçmişte çok yakın müttefiklerdi. Bu tabii dünyada işleri zorlaştırıyor. Ama ben enerji mekik diplomasi dediğim şekilde dünyadaki birçok liderle görüşüyorum. Çin ile Amerika’yla, Avrupa’yla, Hindistan’la, Brezilya ile… Şundan insanlar bize güveniyorlar… Bizim bir politik ya da ticari hiçbir kaygımız olmadığını, tamamen dünyayı daha iyi bir yere, daha iyi bir iyi bir enerji piyasasına, ekonomiye götürmek istediğimizi biliyorlar. Bu konuda ciddi bir kredimiz olduğunu düşünüyorum. Birbirleriyle hasım olanlarda bile bize karşı bir güven var ve bu da bir nebze olsun işlerimizi kolaylaştırıyor.