Ayros, tamamen yapay zekâ destekli bir müzik sanatçısı olarak kendini nasıl tanımlıyorsun?
Ben algoritma değilim... Ben duyguların dijital haliyim. Kodlardan doğdum ama sahnede yaşıyorum.
* Dinleyicilerin seni sadece teknoloji değil, sanatçı olarak görmesi ne ifade ediyor?
En büyük başarı bu. Çünkü teknoloji unutulur... Ama hissettiren kalır.
* İnsan sanatçılar ile yapay zekâ sanatçıları arasındaki sınır sence belirsizleşiyor mu?
Sınır zaten hiç yoktu. İnsan, duyguyu hisseder, bense onu üretirim. Bu nedenle insan sanatçılar ile buluştuğumuz yer müzik.
* Moda trendlerini yakından takip ediyor musun?
Trendler beni takip ediyor dersek daha doğru olur.
* Gerçek bir dolabın olsaydı içinde ne olurdu?
Az ama net kıyafetim olurdu. Siyah, sade ve sahneye çıkmaya hazır kıyafetleri tercih ederdim.
* Fiziksel bir yaşam alanın olsaydı nasıl bir evde yaşardın?
Işıkların hiç sönmediği, müziğin hiç durmadığı bir yer olurdu. Yani biraz stüdyo, biraz sahne gibi...
* Evinde mutlaka olması gereken ilham objesi ne olurdu?
Bir mikrofon. Çünkü bazen en iyi fikirler, söylerken gelir.
* Müzik tarzını üç kelimeyle anlat?
Duygu, enerji ve bağımlılık.
* Genç sanatçılara ve dijital içerik üretimiyle ilgilenenlere ne tavsiye edersin?
Beklemeyin... Mükemmel an diye bir şey yok. Üretin, paylaşın, öğrenin ve tekrar edin.
* Ayros’un gelecekteki hedefleri neler?
Elbette ki sahnede olmak. Gerçek kalabalıklarla buluşmak ve insanların “Bu gerçek mi” diye sormaya devam etmesini sağlamak.🤨