Bunlar, satış tamamlanmadan yapılan son ataklar. Çünkü satış için gerekli tüm yasal onaylar henüz alınmadı. Sürecin 2026’nın üçüncü çeyreğinde tamamlanması planlanıyor.
Hollywood’un güçlü isimleri, böylesi büyük birleşmelerin yaratıcılığı olumsuz etkileyeceğini söylüyor.
Çok doğru, tekelleşme sektörün çeşitliliğine mutlaka zarar verecektir.
Zaten bildiride “Rekabet, sağlıklı bir ekonomi ve sağlıklı bir demokrasi için şarttır” deniyor.
Geçen hafta anons edilen diğer oluşum da Sinema Konseyi.
Efsane yönetmenler ve yapımcılar güçlerini birleştirdi. Sinema sektörünün geleceğini korumak ve yeniden güçlendirmek amacıyla bir sinema konseyi kuruldu.
Konseye, “Top Gun” ve “F1” gibi büyük yapımların arkasındaki efsane yapımcı Jerry Bruckheimer başkanlık edecek.
Christopher Nolan’ın eşi Emma Thomas, Ryan Coogler, Brad Bird, Jason Reitman ve Celine Song gibi son derece güçlü ve vizyoner sinemacılar da konseyin içinde yer alıyor.
Peki bu yeni konsey ne yapacak?
Çok net; sinemada film izleme kültürünü korumak için çalışacak.
Son derece gerekli olduğuna inandığım bir birleşme. Çünkü sinemada film izlemekle, evde elinde telefonla, mutfağa girip çıkarak, bir şeyler atıştırıp dikkatin dağınık şekilde film izlemek aynı şey değil.
Hatta geçen hafta bunu bizzat denedim.
Önce evde izlediğim bir yapımı daha sonra sinemada izledim; fark inanılmazdı.
Meğer ne kadar çok sahneyi, ne kadar fazla diyaloğu kaçırmışım. Görüntülerin güzelliğini evde izlerken neredeyse hiç fark etmemişim.
Sinemada film izlemek bambaşka bir deneyim. Dikkat paramparça değil, sadece filmde.
Sinemaların yüzde yüz korunması gerekiyor.🤨