Hikâyeyi hayata daha sadık kılmak istedim
İlk sezonuyla beğeni toplayan “Beef”, yeni sezonuyla döndü. Carey Mulligan, Charles Melton ve Oscar Isaac gibi başarılı isimlerin yer aldığı dizi, 16 Nisan’da dijital platformda izleyiciyle buluştu. İlk sezonunda öfkeyi katmanlı şekilde anlatan dizi, yeni bölümlerinde duygusal çatışmaları odağına alıyor. Ben de Los Angeles’taki prömiyere katıldım, dizinin yaratıcısı Lee Sung Jin ve oyuncu Charles Melton ile “Beef”in yeni sezonunu konuştum.
Birinci sezon saldırgan bir öfke üzerine kuruluydu. İkinci sezon ise yüzeyin altında yatan pasif agresif, açıkça dışa vurulmayan bir öfkeyi konu alıyor. Bu yön değişikliği hakkında biraz bilgi verir misiniz?
- Lee Sung Jin: Sanırım birinci sezonda, gerçek hayatta normalde yapma şansı bulamadığımız şeyleri keşfetmeye yönelik ufak bir çaba vardı. Ancak ikinci sezonda, hikâyeyi hayata daha sadık kılmak istedim.
Özellikle iş yerindeki kişisel sürtüşmelerimizi düşündüğümüzde; çoğu zaman pasif agresif niteliktedir. Kovulmak istemezsiniz, aklınıza gelebilecek her türlü endişeniz vardır. Bu yüzden, birbirimize laf soktuğumuz o incelikli yollara patronunuzdan gelen o ufak, üstü kapalı yorumlara özellikle odaklanmak istedim.
Sanırım bu yaklaşım, yazma sürecini de biraz daha eğlenceli kıldı. Çünkü birinci sezonu hazırlarken “açıkça dışa vurulan sürtüşme” atmosferinin içinde uzun süre kalmıştım. Bu nedenle, yazar ekibiyle birlikte çalışırken bu yeni yaklaşım bizim için gerçek bir zevk kaynağı oldu. Hikâyedeki sürtüşmelerin büyük bir kısmı, gerçek hayattaki sohbetlerimizden ve gözlemlerimizden doğdu. Kendi hayatlarımızı bir nevi mercek altına alıp, “Acaba bu hafta beni gücendiren, içime dert ettiğim o ufak tefek olay neydi?” diye kafa yorduk. Ardından da bu hisleri iki çift aracılığıyla dışa vurmaya çalıştık.