Sommelier nasıl Somaliler Derneği oldu
Oğul Türkkan, gastronomi dünyasında adı geçen en özel isimlerden biri.
Fransa’nın Grenoble kentinde doğdu, ODTÜ’de makine mühendisliği okudu ama hiçbir zaman tek bir rotaya bağlı kalmadı. Hayatını keyif aldığı şeylerin peşinden gitmeye adadı ve bir gün kendini, tutkuyla bağlandığı gastronomi dünyasının içinde buldu.
Yolculuğu İngiltere’deki eğitimlerle başladı, ardından Fransa’da “Le Cordon Bleu” ve Reims Üniversitesi’nde “Lezzet, Gastronomi ve Masa Sanatları” yüksek lisansıyla derinleşti.
Bu eğitim, ona moleküler gastronomiden damıtılmış içeceklere, peynirden lezzet algısına, gastronominin kültürel ve ekonomik boyutlarına kadar kapsamlı bir bakış açısı kazandırdı.
Özellikle peynire olan ilgisi, onu önce Londra’da ardından Normandiya’da ustalıkla işlenen peynir atölyelerine taşıdı.
Bugün edindiği bilgi ve birikimi eğitimler, tadım organizasyonları ve danışmanlıklarla sektöre aktarmaya devam ediyor.
Gastronomi buluşmalarında sık sık yollarımız kesişiyor.
Ben yeme içme sektörünün Türkiye’de ciddi yol kat ettiğini düşünenlerdenim.
Otellerimiz yeni, kaliteli. Hizmet sektörü artık dünya standartlarında.
Geçenlerde Oğul, yıllar öncesindeki bir anısını anlattı.
Antalya’da ilk kez bir sommelier eğitimi verecek.
Sommelier; yemekle içeceği eşleştiren, damaklara küçük mucizeler sunan kişi.
Eğitim öncesi Türkiye’nin birçok yerinden ürünler geliyor, özel kutular hazırlanıyor. Fakat bazı kolilerin üzerinde şöyle yazıyor:
“Türkiye Somaliler Derneği.”
Hizmet sektörüyle ilk temasın biraz acemiliği diyelim.
Bugün kulağa komik geliyor ama bu detaya gülmekte acele etmeyin.
Çünkü o dönem Türkiye, gastronomiyi yeni yeni tanıyordu.
Lezzetin sadece damakta değil, kültürde ve anlatıda bir yeri olduğunu daha yeni öğreniyorduk.
Oğul Türkkan gibi insanlar bu yolculuğun öncüleriydi.
Şimdi dönüp bakın...
İstanbul’da, İzmir’de, Gaziantep’te, Bodrum’da şef restoranları dolup taşıyor.
Yabancı rehberler sokak lezzetlerimize
not veriyor.
Artık dünya, bizim
kebabı değil, sunumumuzu da konuşuyor.
Bugün bu işin ne kadar sofistike bir alan olduğunu bilmeyen yok.
Ama o yıllarda bu alan neredeyse hiç bilinmiyordu.
Ve inanın çok iyi bir yerdeyiz.