Doğum izni 6 aya çıktı… Kadınların iş hayatını nasıl etkileyecek
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre son 60 yıldır Türkiye’de dikkat çekici demografik bir değişim süreci yaşanıyor. 1960’larda yüzde 5.31 olan doğurganlık hızı 2001’de yüzde 2.38’e geriledi, 2014’ten itibaren de aralıksız bir düşüş eğilimine girdi. 2024’te ise Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesine; 1.48’e düştü. Aile başına düşen çocuk sayısı 1’e yaklaştı. Dolayısıyla doğurganlık hızını artırmak amacıyla hükümet bir süredir yoğun mesaide. Hatta geçtiğimiz yıl, birinci çocuğa 5, ikinciye 1.500, üç ve çok çocuk için de aylık 5 bin liralık destek verilmeye başlandı. Ve dün uzun zamandır konuştuğumuz, “Bizde de olsun” diye beklediğimiz bir değişiklik daha oldu. Çalışan annelerin doğum izni 24 haftaya, babalarınki ise 10 güne çıkarıldı.
KADINLAR İÇİN MÜTHİŞ BİR KAZANIM ANCAK İŞVEREN DE DESTEKLENMELİ
Ekonomik Kalkınma ve İş birliği Örgütü (OECD) ülkelerinde “ücretli” doğum izni rekoru 58 hafta ile Bulgaristan’da. Onu 56 hafta ile Yunanistan, 39 hafta ile İngiltere, 34 hafta ile Slovakya ve 30 hafta ile Hırvatistan takip ediyor. OECD ülkelerinde “ücretli” doğum izni ortalaması ise 18.4 hafta.
Türkiye, 16 haftalık ücretli doğum izni ile Avusturya, Hollanda, Fransa, İspanya, Letonya ve Kanada gibi ülkelerle listenin en altındaydı. Ta ki düne kadar!
ARTIK İLK 10’DAYIZ
Bakan Mahinur Özdemir Göktaş verdi müjdeyi: “Çalışan tüm annelerin doğum izninin 16’dan 24 haftaya, babalık izinleri ise 10 güne çıkarıldı.” Ve böylece Türkiye, kadınlara verilen “ücretli” doğum izni konusunda birçok Avrupa ülkesini geride bıraktı ve listede ilk 10’a yükseldi.
13 yıl önce oğlumu ilk kucağıma aldığımda, 3 ay izin yapabilen bir çalışan ve henüz bebeğini emzirirken işe dönmek zorunda kalan, dolayısıyla da aklı hep çocuğunda kalan bir anne ve de kadın haklarının iyileştirilmesi konusunda çalışan bir gazeteci olarak bu yasayı uzun zamandır bekliyordum. Kadınlar açısından müthiş bir kazanım.