Yeni laf: Eko-okuryazarlık
Eko-okuryazarlık”, en kısa haliyle çevresel sistemleri anlama, insan faaliyetlerinin doğa üzerindeki etkisi kavrama ve sürdürülebilir yaşam konusunda bilinç geliştirme yetkinliğini ifade ediyor.
Eğitim dünyasında son yıllarda öne çıkan bu kavram, öğrenmenin sınıf ortamının ötesine taşınmasını öneriyor.
İsviçre Institut La Rosey’in Kenya’daki Chuyulu Vahşi Yaşam Parkı bunun en güzel örneklerinden biri.
Dünyanın dört bir yanından gelen öğrenciler, burada Massai kabilesinin üyeleriyle birlikte toprak nasıl daha verimli hale gelir, su nasıl tasarruflu kullanabilir gibi şeyleri öğreniyor.
Massai sanatı, el el işçilikleri gibi beceriler ediniyor.
Telefon gibi modern yaşama ait cihazlar kullanılmıyor.
Orada öğrencilere Edward Norton, Sting gibi ünlüler eşlik ediyor.
Doğayla öğrenci arasında kopmayan bir bağ oluşuyor, ilerleyen yıllarda da bu projeleri, oradaki arkadaşlarını ve gelişmeleri takip etmeye devam ediyorlar.
Institut La Rosey’in marketing müdürü Felipe Laurant, “Doğada eğitim çocuklar arasında şiddeti azaltıyor, iyileştirici yönüyle sağlıklı iletişimi teşvik ediyor” diyor.
Türkiye’den Koç, Eyüpoğlu, Enka gibi okullar bu programa üyeymiş. Kahramanmaraş olayından sonra eğitim sistemi formalardan sosyal medya kullanımına kadar her boyutuyla tartışılıyor.
Yapılan değerlendirmelerde eğitimdeki bu yeni ekolojik yaklaşımlar da göz önüne alınabilir.