YENİ BİR BAŞLANGIÇ
NİTEKİM önceki gün Ankara’yı ziyaret eden NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de Aselsan’a yaptığı ziyarette ‘Türkiye savunma sanayisinde devrim yaşadı’ derken burada çalışan genç mühendislerin katkısının müttefik ülkelerin güvenliği açısından da kritik olduğunu söyledi. Türkiye, AB’nin NATO dışında geliştirmek istediği güvenlik mekanizmalarına dahil edilmek isterken Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi gibi ülkelerin engeliyle karşılaşıyor. Gelinen noktada AB-Türkiye ilişkilerindeki netlik sağlanması ve üyelik perspektifinin güncellenmesi için yeni bir başlangıca ihtiyaç duyulduğu anlaşılıyor. AB dönem başkanlığının 1 Temmuz’da Kıbrıs’tan İrlanda’ya geçecek olması bu konuda yeni sayfalar açabilir.
NİKOS’UN DERDİ 5’İNCİ MADDE
DÜN Avrupa Birliği’ne üye 27 ülke lideri Kıbrıs Rum Kesimi’nde Aya Napa’da toplanmaya başladı. Gayriresmi zirvenin başlıklarından biri Avrupa Antlaşması’nın ‘saldırıya uğrayan bir üye ülkeye diğer ülkelerin yardım sağlamasını’ öngören 42’nci maddesinin 7’nci fıkrası. Bu madde NATO’nun 5’nci maddesi gibi bağlayıcı değil. Rum lider Nikos Hristodulidis bu konuda bir netlik istiyor.
AB üyesi olan ‘Kıbrıs’, NATO üyesi değil. Kıbrıs Adası’nda nihai bir anlaşma olmadığından Türkiye’nin NATO’daki vetosu sürüyor. Rumların 7’nci fıkra ısrarı da garantör Türkiye’ye yönelik endişesinden kaynaklanıyor.
Ayrıca Aya Napa’da AB ile bazı Ortadoğu ülkeleri arasında da bir toplantı planlanıyor. Davetliler arasında Lübnan, Suriye, Mısır, Ürdün ve Körfez İşbirliği Teşkilatı bulunuyor. AP Ajansı’na yaptığı açıklamada Hristodulidis, “Ortadoğu ülkelerinin çıkarlarını Brüksel’de temsil edebiliriz” diyor. Yunanistan ile birlikte Türkiye’nin AB’den dışlanması için yoğun mesai harcayan Hristodulidis, belli ki Ortadoğu’da kendine büyük roller kapma hayali kuruyor.