Son şanstı
Siz bu satırları okurken Witkoff ve Kushner’in İslamabad’a çoktan inmiş olması gerekiyordu.
Tüm hafta yaşatılan “buluşacağız/buluşmayacağız” geriliminden sonra bir anda Arakçi’nin Pakistan’a gideceğinin duyurulması ve Amerikan heyetinin de peşinden gönderilmesi minik bir umut kırıntısı olmuştu.
Ta ki Witkoff ve Kushner’in uçağı kalkmaya hazırlanırken Trump’ın “hiçbir yere gitmiyorsunuz” demesine kadar.
Şöyle bir hatırlayalım... Bu hafta taraflar niye buluşamamıştı?
ABD’nin ilk tur görüşmelerde masadan kalkarken İran’a “bu son teklifimiz” diye verdiği şartlar, Yüce Lider Hamaney’e sorulacaktı.
Yalnız bir sorun vardı. Trump, verdiği mühlet dolmasına rağmen, rezil olmayı göze alarak Tahran’a “size mühlet falan yok, bana tek bir cevap verin” diyerek iki başkent üzerindeki baskıyı kırmıştı.
Söylenen o ki Arakçi, İslamabad’a elinde bir cevap mektubuyla geldi.
Witkoff ve Kushner, o mektubu aldıklarında ilk iş telefona sarılıp Trump’a cevabı anlatacaklardı.
İslamabad’a indiği gibi Pakistanlılarla görüşen Arakçi görünüşe göre Tahran’ın cevabını iletti.
Sonuç ise... Trump’ın masayı toptan boşvermesine sebep oldu.
Bir bakalım...
iran, nükleer konusunda tavize açık olduğunu savaş öncesi de sonrası da göstermişti. Hatta ilk tur sonrası uranyum zenginleştirmede aradaki farkın “kaç yıl boyunca durdurulacak” noktası olduğu ortaya çıkmıştı. Çözülebilirdi.
Eldeki zenginleştirilmiş uranyum... İran bu konuda da “bizde kalsın seyreltelim” demişti. ABD illa ben alacağım diyor ama... Arakçi’nin İslamabad’dan sonraki durağı olan Moskova, bu konuyla ilintili olabilir mi? Ya da ABD gözetim altında seyreltmeyi kabul edebilir mi? İmkansız değildi.
İran’a yönelik yaptırımların kaldırılmasına ABD hazır. Kademeli olarak kalkardı. Yine çözülebilirdi.
Hürmüz... İran, savaş öncesi statükoya dönmesini kabul ödecekse hallolması şu an en zor görünen konu birden çözülebilirdi.
Aslında şöyle bir bakınca bir çırpıda çözülebilecek meseleler iki engele takılıyor.
1.Gelinen noktada hem Trump’ın hem de rejimin tabanlarını maksimalist taleplere alıştırmaları.
2. Savaşı bariz kazanan bir taraf olmadığı için “sahada kaybetmediğimi masada kaybetmem” fikri.
Her iki taraf da kuyruğu dik tutsa bile, şu anki soğuk savaş halinin çıkardığı büyük maliyetler sürdürülebilir değil.
Hele hele sıcak savaşa dönüş akıl ve mantıkla açıklanabilir değil.
Bu son şanstı...
Son şans olmasına ama bir tarafta hayatı uçlarda yaşayan Trump diğer tarafta da her zamankinden daha radikal olan İran rejimi varken ihtiyatlı bir iyimserlik bile insana kendi fazla saf hissettiriyor.
İşte geldiğimiz noktada yeniden savaştan başka çare kalmamış gibi görünüyor.
24 saat içinde yeniden kuruldu sandığımız masanın tüm ayakları paramparça oldu.
Buradan döner mi?
Hayli zor gözükmeye başladı.