GÖNLÜ BESTECİLİKTE OLUNCA
Ancak Tura için de içindeki bestecilik aşkı dizginlenemez boyuttaydı. 18 yaşında isyan bayrağını açıyor ve üniversitedeki hocası ve ünlü bestecilerimizden Hasan Uçarsu ile gayri resmi kompozisyon eğitimi almaya başlıyor. Baba Tura’nın bu işi kabullenmesi bir sürprizle oluyor: “Mezuniyet senemde Hasan Uçarsu ile Kültür Bakanlığı’nın Ulusal Beste Yarışması’na başvurduk. İsimler gizliydi. Jüride Yalçın Tura da vardı. Bu yarışmada birinci oldum. O zaman ‘Jüri üyelerinin yakınları başvuramaz’ diye bir şart yoktu… Neticede bu birincilikten sonra beni kabullendi ama bir şartla; ‘Yalçın Tura’yı taklit etmeyeceksin. Kendi tarzını bulacaksın.’ Sonra hem en büyük eleştirmenim hem yol göstericim oldu.”
YILDIZ İSİMLERLE ÇALIŞMALAR
Resmiyette keman sanatçısı, gayri resmiyette ödüllü besteci olarak 2003’te okuldan mezun oldu. Bir süre İTÜ’de Cihat Aşkın ile çalıştıktan sonra yolu ünlü şefimiz Gürer Aykal ile kesişti. Aykal, Tura’nın bir partisyonunu gördükten sonra ona ‘orkestra şefliği’ yolunu açıyor. Cemal Reşit Rey Keman Konçertosu’nda sergilediği performansla dikkat çekiyor, ünlü orkestra şefimiz Rengim Gökmen’in teklifiyle Hacettepe Üniversitesi’nde Orkestra Şefliği Bölümü’nde Gökmen’in öğrencisi oluyor. Bu sırada sınavını kazanarak Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’na (CSO) keman sanatçısı olarak giriyor. Burada 11 senenin ardından 2018 yılında İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO) Şefi olarak atanıyor.
SENE 2025 - Enescu Festivali’nde