Nefret saçan bir artık
Mine Kırıkkanat’ın Kemal Kılıçdaroğlu için “kılıç artığı” dediğini öğrenince hiç şaşırmadım.
Çünkü Mine Kırıkkanat, yürüyen bir nefret suçudur.
Kemal Kılıçdaroğlu’na “kılıç artığı” diye saldırması, onun ideolojisiyle ilgili değildir, nefretle yoğrulmuş kişiliğiyle ilgilidir.
Bu zamana kadar sayısız nefret suçu işlemiş biridir Mine Kırıkkanat.
Mesela yazılarından birinde Zeytinburnu sahilinde piknik yapan vatandaşlar için şunları yazmıştı:
“Don paça soyunmuş adamlar geviş getirerek yatarken, siyah çarşaflı ve türbanlı, istisnasız hepsi tesettürlü kadınlar mangal yellemekte, çay demlemekte ve ayaklarında bebe sallamaktadır. Belki balık sevseler, pişirmeyi bilseler... Hart hart kaşınmazlar, zaten bu kadar kısa bacaklı, bu kadar uzun kollu ve kıllarla kaplı olmazlardı.”
Halkı alenen aşağılayan bu cümlelerinden dolayı hiçbir zaman özür dilemeyen Mine Kırıkkanat, “kılıç artığı” sözünden dolayı “cehaletime verin” falan diyerek yarım ağız özür diledi.
Peki neden bu tornistanı yaptı?
Çünkü...
- Aleviler ayağa kalktı.
- Özgür Özel doğrudan kendisine “hadsiz” dedi.
- CHP milletvekilleri kendisini kınadı.
- Tepkiler yazarı olduğu Cumhuriyet gazetesine yöneldi.
Sahil yolunda piknik yapan vatandaşları, “kısa bacaklı, uzun kollu, kıllarla kaplı” diye aşağılarken sergilediği pervasızlığı, “kılıç artığı” konusunda sergilememesinin analizini şöyle yapabiliriz:
Pabuç pahalı değilse nefretini küstahça saçmakta. Pabuç pahalıysa saçtığı nefreti anında yalamakta.🙄