AYAŞ’TAKİ 23 NİSAN KRİZİNE BAKIŞ
OLAY şu: Ankara’da Ayaş Belediyesi’nin sosyal medya hesabından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarına ilişkin paylaşımda, “Ayaş Kaymakamlığı’nın Emniyet Müdürlüğü’ne verdiği talimat doğrultusunda, belediyemiz basın sorumlusu tören alanına alınmamış; bu nedenle programın fotoğraf ve video çekimlerine yeterince yer verilememiştir. Bu sebeple çocuklarımızın birbirinden güzel 23 Nisan gösterilerini sizlerle paylaşamamanın üzüntüsünü yaşıyoruz” ifadesine yer veriliyor.
Bunun üzerine Ayaş Kaymakamı Muharrem Eligül de “besmele” ile başlayan yazılı bir yanıt açıklaması yapıyor. Kaymakam Eligül’ün açıklamasında özetle, “Bir kere ben bu asılsız haberin neresini düzelteceğimi bilmiyorum. Belediye görevlileri tören alanında gayet özgür bir şekilde fotoğraf ve video çekimi yapmışlardır. Bu durum, zaten kendi paylaşımlarından da anlaşılmaktadır. Madem ben kamu gücünü kullanıp engellemişim de o kadar fotoğrafı kim çekmiştir uzaylılar mı? Mesele kamu gücünü kullanmaksa, ülke gündeminden takip ettiğimiz kadarıyla, kamu gücünü kullanıp ahaliye ve kendilerinden olmayanlara zulüm etmek, şehrin emini mevkiinde olması gerekirken gayri ahlaki işlerde ve fuhşiyatta bulunmak, bilumum yolsuzluk, iş insanlarından haraç istemek, vermezlerse zabıta gönderip eşkıya gibi dükkân mühürletmek bazı çevrelerin çok iyi bildikleri işlerdir. Ellerindeki kamu gücüyle huzursuzluk çıkaran da bunların ta kendileridir” ifadeleri yer alıyor.
Açıklamanın tarzı ve üslubu büyük tepki çekince kaymakam açıklamasını siliyor. Belediyenin paylaşımının içindeki o kısım da çıkarılıyor.
Her iki tarafın içerikleri silinse de olay daha da büyüyor.
Ankara Valiliği de “Ayaş ilçemizde 23 Nisan kutlama programları kapsamında yaşanan bir konuya dair kaymakamlığın sosyal medya aracılığıyla yapmış olduğu açıklama ile ilgili olarak valiliğimizce gerekli inceleme başlatılmıştır” duyurusu yapıyor.
Soruşturmadan ne çıkar bilmiyorum ama kaymakamın CHP’li Ayaş Belediyesi ile bu üslupla polemiğe girmesi yanlış olmuş. Bir anda kızgınlıkla yazılmış gibi satırlar yerine mülki idare amiri üslubuna yakışır açıklama ile siyasetten uzak bir yanıt vermek varken kriz daha da büyütülmüş.
Ayaş’ta yaşananlara bakınca bu kriz yönetimi dediğimiz işin gerçekten de önemli iş olduğunu bir kez daha gördük.