Sinemayı izlenen bir şey olmaktan çıkarıp, içine girilen bir deneyime dönüştürmek...
Oyunu sadece oynanan bir şey olmaktan çıkarıp, hissedilen bir hikâyeye çevirmek...
Bugün dünya “interaktif içerik” diye bir kavramdan söz ediyorsa bunun içinde böyle cesur denemelerin payı var.
Bugün girişimcilik literatüründe çok konuşulan bir kavram var. “Exposure.”
Yani dünyaya ne kadar maruz kalırsan, o kadar farklı düşünürsün.
Recontact serisi bu bakış açısının ürünü.
Video art ile oyun mekaniğini birleştiren bu yaklaşım, aslında çok net bir şeyi söylüyor.
İzleyici artık pasif değil.
Karar veren, yönlendiren, deneyimin bir parçası olan bir aktör.
Bu değişimi erken okuyanlar, bugün global sahnede yer buluyor.
Dinç kardeşlerin yaptığı tam olarak bu.
Simay Dinç aynı zamanda bir ekosistem kurucusu.
40 üniversitede 5 binden fazla kadına ulaşan eğitimler verdi.
Küçükköy’de bir “yaratıcı merkez” inşa etme çabası var.
Yani sadece üretmiyor.
Yetiştiriyor.
Çünkü bugün Türkiye’nin en büyük ihtiyacı sadece başarı hikâyeleri değil; o hikâyeleri çoğaltacak sistemleri de kurmak gerekiyor.
Londra’daki BAFTA gecesi aslında sembolik bir fotoğraf.
Bir yanda Hollywood yıldızları diğer yanda bir Türk girişimci iş kadını...
Bu yeni dünyanın fotoğrafı.
AYVALIK’IN KÜÇÜKKÖY’ÜNDE ÇOK GÜZEL ŞEYLER OLUYOR
Simay Dinç, Ayvalık Küçükköy’ün bilim ve sanat köyü olması yolunda 2013 yılından bu yana çalışıyor. Küçükköy’de çocuklara ve gençlere ücretsiz, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda oyun tasarımı, kodlama öğreten KıraARThane creative hub ve çağdaş sanat galerisinin kurucu ortağı.
KıraARThane kurulduğu günden bu yana 21 ülkeden biliminsanı, sanatçı ve oyun geliştiricisini Küçükköy’de ağırladı.
KıraARThane’yi ayrıca yazacağım.
‘DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKTÜR’ GERÇEĞİ
BM Genel Sekreteri António Guterres’in muhtemel halefi olarak adı geçen María Fernanda Espinosa ilginç bir açıklama yaptı.
Dedi ki...
“Değişen jeopolitik koşullarda Birleşmiş Milletler’in kendini yeniden icat etmesi gerekir.”
Daha önce BM Genel Kurulu Başkanlığı ve Ekvador Dışişleri ve Savunma Bakanlığı görevlerinde bulunmuş olan Espinosa, BM’nin bir krizle karşı karşıya olduğunu kabul ediyor ancak dünyanın bu kurum olmadan yaşayamayacağı konusunda ısrar ediyor.
Birleşmiş Milletler Şehirler Birliği Başkanı Espinosa, Euronews’e konuşmuş.
Ve şöyle demiş.
“BM varlığını sürdürecek. Büyük soru, örgütün nasıl varlığını sürdüreceğidir. Ve bence bunun kısa özeti şu. Reform yap, dönüş ya da yok ol. Asıl sorun, BM’nin farklı bir gerçeklikle yüzleşmek için kendini yeniden yapılandırması gerektiğidir.”
Aslında Türkiye bu gerçeği dış politikada yıllardır söylüyor.
Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” sözünü de hatırlatmak isterim.🤨