Üzerine durduğumuz hususlardan biri de yetişkinlerin eğitimidir. Yetişkinlerin değişime uyumu kritik önemdedir. Hayat boyu öğrenme sadece bireylerin kariyerlerini değil, ülkelerin rekabet gücünü de belirleyecek. Gizli kalmış becerilerin ortaya çıkarılması aynı zamanda ahlaki sorumluluk. Dezavantajlı kesimler potansiyelini kullanamıyor. Bunu ekonomik kayıp olarak göremeyiz sadece. Beşeri gücünü atıl bırakan ülke gerçek anlamda kalkınma hamlesine giremez. Vatandaşlarına kendi potansiyelini gerçekleştirme fırsatı sunmayan ülkelerde adil düzenden bahsedilemez.
Türkiye olarak, özellikle kadınlara yönelik özgün projeleri devreye alarak, bu alanda 20-25 sene önce hayal dahi edilemeyen başarılara imza attık.
Göreve geldiğimizde yüzde 27,9 olan kadınların iş gücüne katılım oranını yüzde 34,7’ye çıkardık. Yine aynı dönemde ülkemizde kadın istihdam oranı yüzde 25,3’ten, yüzde 31,7’ye yükseldi.
Kadınları, sosyal hayattan, ekonomik hayattan, özellikle eğitimden yoksun bırakan her türlü bariyeri ortadan kaldırdık. Bunun neticesinde, kadın kamu çalışanlarının oranı sadece son 12 yılda yüzde 34,2’den yüzde 43,38’e çıktı.
Geçen hafta Meclisimizde kabul edilen bir kanunla, çok önemli bir kolaylığı daha kadınların istifadesine sunduk. Yeni düzenlemelerle birlikte, çalışan tüm annelerimizin doğum izni süresini 24 haftaya yükselttik.