19 Mayıs 1915 taarruzundan sonra şehit ve yaralıların toplanması.
ÖLÜLERİN TOPLANMASI
Yaralıların iniltileri, yardım çığlıkları, hıçkırıkları yankılandı durdu.
Türklerin ateşkes isteklerini başta kabul etmeyen işgal kuvvetleri, ölüleri gömmek için Türklerle bir anlaşma yapmak istediler.
Havanın sıcak olması yüzünden cesetler kokmaya başlamış, ortalığı kötü bir koku kaplamıştı.
Siperdeki askerler, bu ağır koku yüzünden savaşamayacak duruma gelmişlerdi.
İngilizleri ateşkese zorlayan, işte bu kokudur.
Ve karasineklerin istilası...
Yaralı ve şehitler, ancak beş gün sonra, 24 Mayıs 1915’te toplanabildi.
Beş gün önceki muharebeden, geri kalan binlerce şehit ve ölü vardı.
Türkler o kadar sık yatıyorlardı ki...
Şehitlere değmeden geçmek, neredeyse mümkün değildi.
İnsan parçaları etrafa savrulmuştu.
Her iki taraftan ölüler şişmiş, kararmış yatıyorlardı.
Ve henüz can vermemiş üç Türk yaralı bulunur.
Gönderilemeyen mektuplar
Mevsim bahardı...
Tek gerçek, savaş alanındaki gelincik tarlası ve bombardıman altında kavrulan toprak...
Tek gerçek, mermi çukurunda uçuşan insan parçaları...
Ve tek gerçek; bir kuşak, vatan sevgisinden başka sevgili bilmeden canını veriyordu...
Ve annelere, babalara, sevilenlere gönderilemeyen şehit mektupları...
Askerlerin ceplerinde, oğlunun ya da kızının saç demetlerinin bulunduğu mektuplar...
Şehit Mustafa’nın cebinden Çanakkale Destanı çıktı.
“Bugün bizden vatan razı olacak,
Asker şehit, ordu gazi olacak...”
Bu nakarat, siperden sipere bütün cepheye yayıldı...
Mustafa Kemal, daha sonra Türk askeri hakkında, şu sözü söyleyecektir:
“Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği seninkinden daha temiz, daha sağlam bir askere rast gelinmemiştir.”😔