Hazar açılımı
İran ile ABD-İsrail arasındaki savaşta iki ay geride kaldı.
Bugün itibarıyla elimizde kısmi bir ateşkes, masaya oturamayan taraflar ve bir de kapalı Hürmüz Boğazı var.
Diğer tarafta bu çatışmanın yan unsuru olarak İsrail’in Hizbullah’ı bahane ederek Lübnan’da açtığı ve derinleşmesine kesin gözüyle bakılan bir cephe söz konusu.
Fakat İran savaşı artık İsrail hariç kimse için uzamasında fayda olmayan bir çatışma.
Daha önce de ifade ettiğim gibi satrançtaki “pat” durumuna benzeyen vaziyet bir uzlaşıyı zorunlu kılıyor.
Bunun için de taraflar son günlerde diplomatik açıdan birbirini tartıyor.
Tabii Trump döneminde bu bir satranç mücadelesinden çok güreşteki el ense çekmeye benziyor.
Ancak önceki gün İran heyetinin Rusya’ya yaptığı ziyaret birkaç açıdan yeni bir dönüm noktası sayılabilir.
Ukrayna savaşının etkisiyle uluslararası alanda yalnızlaşan Rusya, İran çatışmasında ön plana çıkmaktan kaçındı. Bunun en önemli sebebi şüphesiz Hürmüz dolayısıyla Rusya’ya yaptırımların askıya alınmasıydı.
Ama Rusya son dönemde Suriye’de, Venezuela’da, Mali’de hep kaybeden tarafta yer aldı. Üzerindeki uluslararası izolasyon da henüz kalkmadı.
İşte tam bu noktada önceki gün Petersburg’da gerçekleşen zirve kritik önemdeydi.
Rusya, savaşın sonlarına doğru bir “barış müzakerecisi” olarak kendini konumlandırmaya çalıştı ve yeniden diplomasi sahnesine dönebileceği mesajını verdi.
İran ise bu savaşta tek başına mücadele ettiği algısını kırdı. Rus heyetiyle masaya oturarak doğrudan Trump’a mesaj yolladı.
Ancak bu buluşmanın tek mesajı barışa yönelik de değildi.
Rusya ve İran arasında uluslararası yaptırımlara rağmen Hazar Denizi üzerinden büyük bir askeri ve ticari akışın olduğu sır değil.
Amerikalılar tarafından “Rusya’nın arka bahçesi” kabul edilen Astrahan-Bender Enzeli hattı bu trafiğin en kritik noktalarını oluşturuyor.
İsrail geçen ay İran’ın Hazar tarafındaki “hava savunma sistemini” hedeflediği bir saldırı gerçekleştirmişti.
Ancak hedefin doğrudan Rusya-İran arasındaki Hazar koridoru olduğu açıktı.
Zaten saldırı sonrasında Peskov İsrail’e tepki göstermiş, Hazar’ın hedef alınmasını “çok olumsuz” gördüklerini söylemişti.
İşte önceki günkü toplantının verdiği ikinci mesaj da buna dair.
İran ve Rusya’nın masaya oturması, çatışmanın sürmesi halinde İran’ın Hazar yoluyla destek göreceğinin dosta düşmana ilanı.
Özetle Kremlin’in dahil olduğu Hazar açılımı, İran ve ABD’yi bir an önce anlaşmaya davet ederken diğer tarafta anlaşma olmazsa İran’ın yalnız kalmayacağı gözdağını da içeriyor.