EUROVİSİON’UN BÖLÜNEREK BİTMESİ
Çocukluğumda Eurovision şarkı yarışması milli bir meseleydi.
Her yıl önce Türkiye’yi temsil edecek şarkı bir yarışmayla seçilir, sonra milli adayımız büyük umutlarla Avrupa’ya yolcu edilirdi.
Yarışma akşamı konu komşu evde toplanıp büyük bir heyecanla Eurovision’u izler her seferinde hayal kırıklığına uğrardık.
Bu mazlum halimiz Sertab Erener’in 2003’te yarışmayı kazanmasına kadar sürdü.
Bu başarının etkisiyle bir süre daha süren Eurovision’a olan ilgimiz yavaş yavaş azaldı. Sadece bizde değil, Avrupa’da da Eurovision daha niş bir kitlenin ilgi gösterdiği bir yarışmaya döndü.
Ukrayna savaşının ardından Rusya’nın dışarıda bırakılması yarışma tarihinde bir dönüm noktası oldu.
Rusya, bunun üzerine Intervision adlı alternatif bir yarışma düzenlemeye başladı.
Ancak Eurovision için en sarsıcı gelişme Gazze katliamına rağmen İsrail’in yarışmaya devam etmesi üzerine yaşandı.
Bu yıl yarışmanın en başarılı ülkelerinden İrlanda, Hollanda, İzlanda, Slovenya ve İspanya Eurovision’u protesto ediyor.
Üstelik Viyana’daki yarışmaya tepki olarak aynı tarihte Brüksel’de ‘United For Palestine’ (Filistin İçin Birlik) bir şarkı festivali düzenlenecek. Festivalde birçok eski Eurovision yarışmacısının yer alacağı söyleniyor.
Yani Filistin meselesi Eurovision’a son darbeyi vurmuş oldu.
Çocukluğumuzun en apolitik yarışmasının kendi tutarsızlıkları yüzünden politik bir tavırla bölünerek bitmesi tarihin garip bir tezahürü olsa gerek.