Doğru yaparsan isim susar, tabak konuşur
Hasanpaşa köftesini ayakta tutan isim değil. Teknik. Fırında kontrollü pişirme şart. Kurutursan bütün emeği çöpe atarsın. Köfte deyip geçme; eti, yağı, yoğurması, pişirmesi ustalık ister.
İtiraf edeyim, tam bir köftehorum. İyisi için kilometrelerce yol yaparım. Adapazarı ıslamasından Tire köftesine, el ayası büyüklüğündeki Sivas köftesinden maçların o minnacık, efsanevi tükürük köftesine kadar her cinsini her yerde yer, her birinde bir şeyler ararım. Köfte deyip geçme; eti, yağı, yoğurması, pişirmesi ustalık ister. Karakteri olmalı. Klasiği güven vermeli, ama bazı versiyonları seni şaşırtmalı.
Hasanpaşa tam da o kategoride. İlk bakışta sıradan, içinde sürpriz. Hasanpaşa köftesi hem görünümü hem de lezzetiyle sofrayı şenlendiren, ev mutfağından çıkıp kendini yukarı taşımış nadir tabaklardan. Hem köftesi hem üstüne gelen püre hem de sosuyla dikkat ister. Üçü de doğruysa harika, biri kaçarsa bütün büyü bozulur.
Önce isimden başlayalım. Osmanlı’da Hasan Paşa çok var, belki Yedi Sekiz Hasan Paşa belki Tiryaki Hasan Paşa
belki de aşçıbaşılardan biri. Nereden bilelim isim babasını?🙄