İstemdışı bir hayat
‘Ağzımdan Kaçtı’ ergenlik çağında ortaya çıkan tikler, kasılmalar ve istemsiz söylenen küfürlerle kendini gösteren nörolojik bir rahatsızlığa, yani ‘tourette sendromu’na yakalanan John Davidson’ın gerçek öyküsünü anlatıyor. Filmde zorlu koşullarda hayata tutunma çabasına giren ana karakteri, performansıyla BAFTA’da En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazanan Robert Aramayo canlandırıyor.
John Davidson liseye henüz başlamış, boş zamanlarında gazete dağıtımcılığı yaparak harçlığını çıkaran bir öğrencidir. Aynı zamanda yetenekli bir kalecidir, okul takımının yıldızıdır ve penaltı kurtarışlarıyla bilinir. Ne var ki son zamanlarda vücudu istemdışı hareket etmeye başlar, kasılmalar olur, kimi tikler ortaya çıkar. Sadece fiziksel değil, mental problemler de kıyıya vurur. Artık sokakta, okulda, evde; iğrenç, saldırgan sözler, küfürler kullanır hale gelmiştir. Onu profesyonel oyuncu yapmak için maçına gelen bir gözlemcinin olduğu mücadelede bozuk psikolojisi dolayısıyla çok kötü performans gösterir. Karşılaşmayı seyreden, oğluna ilişkin büyük umutları olan babası, John’un evdeki hareketleri de değişince eşini ve çocuklarını geride bırakarak aileyi terk eder. Sonrası büyük dramdır. Çünkü John çoğunlukla ergenlikte ortaya çıkan ve tedavisi mümkün olmayan nörolojik bir rahatsızlığa, yani ‘tourette sendromu’na yakalanmıştır.
Bu öykü 1983’te başlar. 13 yıl sonrasına atlandığında John’u büyümüş ama artık toplumdan iyice izole olmuş bir halde buluruz. Annesi Heather ona bakmaktadır ama ağır ilaçlarla yaşamını sürdüren oğluna eşlik eden kadıncağız son derece yorgundur. Bir gün alışveriş sırasında John okuldan eski arkadaşına rastlar. Murray uzun zamandır yaşadığı Avustralya’dan geri dönmüştür. Çünkü annesi Dottie kanserdir ve altı aylık ömrü kalmıştır. John’u eve, yemeğe davet eder. John kabul eder ama içeri girer girmez arkadaşının annesine gayri ihtiyari şu cümleyi kurar: “Kanserden öleceksin.” Dottie tepki göstermez ve akıl sağlığı kurumunda çalışan bir hemşire olarak John’u olduğu gibi kabul eder. Hatta onu ağır ilaçlardan kurtararak belli oranda topluma kazandırabileceğini söyler ve yanlarına taşınmasını ister. John biraz da annesine huzur vermek için bu teklifi kabul ederek yeni
bir serüvene yelken açar.
John’un arkadaşının annesi, akıl sağlığı kurumunda çalışan Dottie (Maxine Peake) öykünün adeta sakin gücü...