YABANCILAR GERİ DÖNÜYOR
ABD-İran savaşının başlamasıyla giden yabancılar geri dönüyor. Ateşkesin ilan edilmesiyle son 3 haftadır hem hisse senedi hem de tahvil bono tarafında alımdalar. 24 Nisan ile biten haftada; Yabancı yatırımcılar hisse senetlerinde 328 milyon dolar, tahvil ve bonoda 193 milyon dolar olmak üzere toplamda 521 milyon dolarlık alım yaptılar. Son üç haftalık hisse ve tahvil alımlarının toplamı ise 2.5 milyar dolara yaklaştı. 24 Nisan haftasında TCMB brüt rezervlerinde 3.4 milyar dolar, swap hariç net rezervlerde ise 3.3 milyar dolar geri çekilme söz konusu. Yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatında ise 3.3 milyar dolarlık azalma görüldü. Savaş gibi önemli bir olaya rağmen dövize ilgi olmadı. TCMB’nin örtülü faiz artırımı ve rezerv satışları kur atağını önledi. Döviz kurlarının baskılanmasının dış ticaret dengelerine ve özellikle ihracatçıya olumsuz yansımaları yanında enflasyon ile mücadele kapsamında önemli bir işlevi var. Ayrıca yüksek faizle birleştiğinde “carry trade” için oldukça elverişli bir zemin hazırlıyor. Son dönemde devam eden tahvil ve bono alımlarını biraz da bu çerçevede ele almak gerekir. Her ilacın yararının yanında yan tesiri de olur.
YARIN ENFLASYON AÇIKLANIYOR
Nisan ayına ait enflasyon verileri yarın açıklanacak. Piyasa beklentisi aylık yüzde 2.9-3.2 aralığında tahmin ediliyor. Savaşın ve yüksek petrol fiyatlarının ilk yansımalarının gerçekleştiği mart ayında yüzde 1.94 idi. Nisan enflasyonu beklentiler paralelinde gelirse savaşın gecikmeli etkilerinin daha belirgin olacağı anlaşılıyor. TCMB’nin 22 Nisan’daki toplantı metninde nisan enflasyonunun yüksek gelebileceği yönünde vurgular vardı. İstanbul’da nisanda perakende fiyatlar yüzde 3.74 arttı. Yarınki veri için bir referans olabilir. Diğer yandan piyasalar 14 Mayıs’ta TCMB tarafından yapılacak “enflasyon raporu” sunumunu daha dikkatli takip edecek. Enflasyon tahminlerinde yukarı yönlü revize gelmesi olasıdır. 12 Şubat sunumunda da tahminlerini yukarı çekmişti. TCMB piyasa katılımcıları anketine göre 2026 yılı sonu beklentisi yüzde 25.35’ten yüzde 27.53’e yükseldi.
BORSADA ÇIKIŞ TRENDİ KORUNUYOR
Borsada satış denemelerine rağmen çıkış trendi sürüyor. İlk destekler 14.200-14.100 seviyelerinde bulunuyor. Bu seviyelerin üzerinde çıkış hareketi gücünü koruyabilir. Sonraki destekler 13.800- 13.700’de. İlk direnç ise 14.650 seviyesinde. Çıkışın devamı ve son dönemde beliren çıkış formasyonlarından “ters obo-fincan kulp” formasyonunun işlerlik kazanması için bu seviyenin geçilmesi gerekecek. Bu durumda sonraki dirençler 15.000 ve 15.500 olarak görülüyor. Endekste çıkış hareketi gücünü koruyor.
MERKEZLERDE SÜRPRİZ YOK
ABD, Avrupa, Japonya ve İngiltere merkez bankaları toplantıları geçen hafta yapıldı. Beklendiği üzere faizler sabit kaldı. Toplantı sonrası yapılan açıklamalarda enerji fiyatları ve enflasyon kaygıları vardı. ABD, Euro Bölgesi ve Japonya’da enflasyon oranlarında belirgin yükselişler var. Durum bu merkezde olunca faizlerde düşüş beklemek fazlaca iyimserlik olacak. Bu ay başkanlık değişimi yaşanacak Fed için 2026’da bir faiz indirimi öngörüleri korunsa da Avrupa için en az 2 defa faiz artırımı bekleniyor. Japonya’da da faiz artırım olasılığı sıkça dillendirilen bir konu.
Dikkatler petrol fiyatlarında. ABD ile İran arasında artan mesaj trafiği anlaşma konusunda bir umut verdi. Brent petrol sert yükseliş sonrası teknik açıdan kritik olan 115 dolardan geri döndü.
Borsalarda çıkış, dolarda zayıflama, Euro’da güç kazanımı, altın ve gümüşte toparlanma çabaları, ABD tahvil faizlerinde yükseliş gözlendi. Fiyatlamaların yönünü ABD-İran kaynaklı gelişmeler belirliyor.
Son günlerde borsalarda gerek savaş gerekse petrol fiyatlarına karşı bir duyarsızlık oluştu. Savaşın başladığı günlerde brent petrol 115 doları ilk test ettiğinde S&P500 Endeksi (ABD) 6.300-6.400 seviyelerindeydi. Perşembe günü brent petrol 115 dolar iken S&P500 Endeksi 7.209 seviyesinden kapanış yaptı. Piyasalar petrol fiyatlarındaki bu seviyelere alıştı. Ancak reel ekonominin alışması zor, çünkü ciddi bir enflasyon yükü ile karşı karşıya.