Kars’ın CEO’su Nuran Abla’dan ‘kazlı’ lezzet tüyoları
Kış turizminin gözde ili Kars, son yıllarda gastronomi tarafıyla da turist çekiyor. Bu gelişmede emeği olan bir isimle; Kars’ın ilk kadın girişimcilerinden, pek çok ödül sahibi, Kaz Evi işletmecisi Nuran Oğuz Özyılmaz ile beraberiz. ‘Nuran Abla’ olarak bilinen Özyılmaz bileziklerini satarak oluşturduğu ilk sermayesiyle iş hayatına adım atıyor; babaannesinin yöresel tariflerini yaptığı esnaf lokantası bugün kentteki gastronomi turizminin bir nevi öncüsü oluyor… Onunla hem eski albümleri karıştırıp ‘Hey gidi Kars’ dedik hem de 1 Mayıs vesilesiyle emeğini girişime dönüştürme hikâyesini dinledik.
Kış turizminin gözde ili Kars son zamanlarda gastronomi atılımlarıyla da öne çıkıyor. Ziyaretçiler kentteki pek çok mekânda bir zamanlar yalnızca evlerde pişen kaz, hengel, piti, evelik çorbası gibi özel yemekleri tatma imkânı buluyor. Bu furyanın temelleri bundan 20 yıl önce bir kadının girişimiyle atılmış; Kaz Evi’nin kurucusu, ‘Nuran Abla’ olarak bilinen Nuran Oğuz Özyılmaz… Onunki hem bir ‘Kars tarihi’ hem de emeğin başarılı girişime dönüşme hikâyesi…
Özyılmaz, 1957 yılında Kars’ın merkezinde altı çocuklu bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya geliyor. Söze, “Yedi kuşaktır Karslıyız. Aile hiç göç etmemiş” diye başlıyor: “Kars iklimi ve coğrafi koşulları zor olduğundan çok göç veren bir şehirdir. Nereye gitsen Karslı’yla karşılaşırsın! Dedem rençber, babam esnaf, canlı hayvan alışverişi yapardı.”
GAZETEDEKİ TARİFLERDEN YEMEK ÇIKARIRDIM
Özyılmaz kent merkezinde büyüyor. Çok mutlu bir çocukluk geçiriyor: “Kars göç almamış, kendi halkıyla yaşayan bir şehir… Sinemalarımız vardı. İlk çocuk olduğumdan babam bana çok önem verirdi. Babaannem bizimle yaşardı. Çok bilge bir kadındı. Çevre köylerden herkes bize misafir gelirdi. Yemekli bir evdi; dolmalar, kuzular, pilavlar, kadayıflar… Annem mutfağı sevmediğinden 14 yaşımdan itibaren mutfağa ben girdim. Babam sofrayı, çok çeşitli yemekleri seven biriydi. Ben de onu mutlu etmek için eve getirdiği malzemelerle masa hazır olsun diye yemek yapardım. Gazetedeki yemek tariflerinden yemekler çıkarırdım. Babam bir doğum günümde pasta yapmayı seviyorum diye bana hediye davlumbaz fırın aldı. Misafire hizmet etmeyi çok seviyordum. Mutfak benim için keyif.”
GİRİŞİMCİLERE ÖNERİLER
“Hep nasıl daha çok insana hitap edebilirim diye düşünüyorum. Hem ticaretten hem insan ilişkilerinden anlıyorum. Hepsi birleşince ortaya Nuran Abla çıktı.” Girişimcilere üç önerisi:
Yeteneğini keşfetmek
Paraya dönüştürmek
Sabır ve Ar-Ge