SENE 1970 - Babası ve kardeşleriyle
KADININ ÇALIŞMASI ‘AYIP’TI
Nuran Hanım kadınların işgücüne katılımı konusunda da öncü olmuş: “İlk başladığımda mutfakta yemekleri ben yapıyordum çünkü kimseyi çalıştıramıyordum. Kadının özel sektörde çalışması ‘ayıp’ olarak görülüyordu. Sonra ‘Nuran Abla güvenilirdir’ diye aileleri alıştırarak kadınları ekonomiye dahil ettim. Herkes alışınca beni model alıp kendi girişimlerini kurmaya başladılar. Kadına cesaret, ekonomiye can oldum. Kadınlar kendindeki yeteneği anlayınca cesaret buldu.” Kendi eşi de bugün gelinen durumdan memnunmuş. Dört kızının hepsi meslek sahibi olmuş; biri emekli, diğeri yüksek ziraat mühendisi, gıda teknikeri ve mimari restoratör.
SENE 1974 - Kars Ticaret Lisesi
DÖRT MASAYLA BAŞLADIM
İşlerin iyi gitmesi ona özgürlüğünün anahtarını vermiş: “Ev dar gelince bir işyeri kiraladım. Giderlerini karşılamaya başladığımdan eşim ses etmedi. Bir zaman sonra bir başımı kaldırdım ki yaptığım işin modası geçmiş… Sene 2006. Başka iş yapmam lazımdı; dört masayla günlük yemekler yapmaya başladım. Kars’ta yöresel yemek yapan yer yoktu. Çok talep oldu. Müşteri profilim çok iyiydi; valiler, kaymakamlar, savcılar, öğretim üyeleri geliyordu.”
KAZ, PİTİ, HENGEL, EVELİK
2006 yılında tarihi bir binada, bugün ona çok sayıda ‘girişimcilik ödülü’ kazandıran ‘Kaz Evi’ni açmış: “Kaz o zamana kadar sadece evlerde vardı. Raflarda satılmazdı. Ben kazı ticarete dönüştürüp turizme tanıttım. Babaannemin yaptığı yemekleri mönüye koydum; kaz, piti, hengel mantı, evelik çorbası… Evelik otu meralarda yetişirdi. Babaannem evde kurutur çorbasını yapardı. Ziyaretçilere yöreye özgü yemekler yedirmek tur rehberlerinin de işine geldi. Kaz işi ticarete dönünce herkes kaz beslemeye başladı. Kazları hep kadınlardan satın aldım. Kaz Yetiştiriciliği Derneği kurdum. Kadınlara yetiştiricilikte eğitimler aldırdığım proje, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Birleşmiş Milletlerden ödül aldı.”
KESİM TAKVİMİ VAR YEME TAKVİMİ YOK
Nuran Hanım: “Kazın kesilebilmesi için göğsü kara değmeli. O zaman yağlanır ve lezzetlenir. Kazın kesim takvimi vardır ama yeme takvimi yoktur. Eskiden elektrikler olmadığı için sadece kışın yenirdi. Şimdi her mevsim yeniyor.” Çok sempatik hayvanlar. Üzücü olmuyor mu? Yanıtı: “Hayat bir döngü...”
KARS’A GELMEK MODA OLDU
Kaz Evi’nin girişinde bir tabela asılı: “Kars’a gelmek moda oldu, gelmeyen modadan kalır!”
Nuran Hanım: “Eskiden Kars kışları suskun kalırdı. Şimdi işler hep yoğun. Bir zamanlar tatil denince akla deniz ve kum gelirdi, çünkü Türk filmlerinde onu görüyorduk. Oysa burada turizmin çok boyutu var; inanç, gastronomi, coğrafya, tarih, yaylacılık, köy turizmi...”