Jobs’tan teslim aldığı şirketi 10 kat büyüterek bugün 4 trilyon dolarlık değeriyle devreden, pandemi zamanında inanılmaz liderlik kabiliyetleri sergileyen ve servis ürünleriyle şirkete sarsılmaz bir mali güç kazandıran Tim Cook’un mükemmel bir işinsanı olduğu yadsınamaz. Peki bu, sıradan Apple kullanıcısının umursadığı bir şey mi? İşin aslı, Cook’un yatırımcıların yüzünü güldüren ama markanın sadık müşterilerini üzen tercihleri, son yıllarda şirketin gittiği yönün sorgulanmasına sebep oldu. İnternet forumlarında markanın kullanıcı ve tasarım odaklı çizgisinden tavizlerine yönelik eleştiriler ve şikâyetler adına onlarca paylaşım ve makale var. Öyle ki “Steve Jobs yaşasa hayal kırıklığına uğrardı” cümlesi, Google’ın bile otomatik önerdiği, jenerik spekülasyon terimi haline gelmiş durumda.
Apple’daki liderlik değişimini heyecanlı kılansa görevi devralacak olan isim: John Ternus. Tim Cook’un başarılı bir yönetici olduğu, yerine kendi hatalarını onarabilecek bir isim seçmesinden de anlaşılıyor. John Ternus, Apple’ın donanım tasarım birimlerinin başındaki isim. Yani finansçı CEO gidiyor, mühendis ve tasarımcı CEO geliyor. Apple’daki 25 yıllık kariyerinde Jobs’la yakın çalışan, Cook’tan mentorluk alan Ternus’un dengeyi yerine getirmesi ve markayı ‘insan için’ çizgisine döndürmesi temennisiyle...
Yatırımcıya kâr, kullanıcıya hayal kırıklıkları...
Cook’un görev süresi, Apple’ı 4 trilyon dolarlık bir hizmet ve ekosistem devine dönüştürmesiyle tanımlanıyor. Akıllı telefon pazarının zirve noktasını gören Cook; odağı iCloud, Apple Music ve Apple Pay’e kaydırdı. Bugün yüzde 75 brüt kâr marjına ulaşan hizmetler birimi, yatırımcıları hayli memnun eden finansal istikrarı sağlıyor. Cook’un öne çıkardığı AirPods ve Apple Watch endüstri liderleri oldu. Tim Cook, hayat kurtaran sağlık özellikleri nedeniyle Apple Watch’u bizzat ‘en gurur duyduğu başarısı’ olarak nitelendiriyor.
Apple Silicon (M-Serisi) çipler Cook’un teknik anlamdaki en büyük zaferi sayılıyor. Kendi çiplerine yönelmek, Mac’lere verimlilik ve güç açısından devasa bir sıçrama yaptırdı.
CEO’luğu bıraktıktan sonra global ilişkileri yürüteceği yönetim kurulu görevine devam edecek olan Tim Cook, küresel pandemi kaosunu ve Çin’e olan bağımlılığı ‘tam zamanında’ (just-in-time) tedarik zinciri stratejisiyle ustalıkla idare etmişti.
Tim Cook yönetiminde Apple’ın hisse değeri yüzde 1.000’den fazla artsa da, sadık kullanıcı kitlesi markanın artık ‘kusursuzluk’ yerine ‘hizmet ekosistemine hapsetme’ stratejisine odaklandığını savunuyor. Cook döneminde işlevselliğin yer yer şıklığa kurban edildiği tasarımsal gerileme, Apple kullanıcılarını üzen etkenlerin başında geliyor. Bunlardan en yenisiyse geçen yıl güncellenen, tartışmalı ‘Liquid Glass’ arayüzü. Göz alıcı olmak adına okunurluğu zorlaştıran arayüz “Barbie telefon” eleştirilerine yol açtı. Şarj olurken kullanılamayan Magic Mouse, incelik adına tasarlanan ama toz zerresiyle bile arızalanan ‘kelebek klavye’ fiyaskolarıysa halen hatırda. Tasarımcıların sık kullandığı Magsafe, SD kart gibi soketlerin kaldırılmasıyla MacBook’lara farklı adaptörler alma zorunluluğu gelmişti. Bu durum ABD’li kullanıcılar arasında ‘Dongle Hell’ (Dönüştürücü Cehennemi) diye anılıyor.
MacOS’un kimi özelliklerinin mobil arayüze benzetilmesi, ‘Launchpad’ düzeninin bozulması, sistem içine yerleştirilen agresif abonelik reklamları gibi değişimlerse kullanıcı deneyimini aksattı. Ayrıca Siri’nin yapay zekâ yarışında çok geride kalması; aşırı pahalılığı yüzünden hiç ilgi görmeyen Vision Pro; milyarlarca doların boşa harcandığı Apple Car projesinin iptali gibi inovasyon açmazları, Cook dönemindeki vizyon eksikliğinin sembolleri haline geldi… Eylül ayında CEO’luk görevini devralacak olan mühendis John Ternus’un bu konularda radikal adımlar atması bekleniyor.