BAYRAM, AİLEDE KAOS DEMEK VE BEN BUNU SEVİYORUM
* Bayram yaklaşıyor. Dizide de tüm ailenin bir araya gelip kutlama yaptığı çok güzel bir bayram sahnesi var. İngiltere’de büyürken, bayramları nasıl kutluyordunuz?
- Benim için bayram demek aile demek, ailede kaos demek. Ve ben bunu seviyorum. Bazen büyüdüğüm o dağınık, karmaşık ortamı özlüyorum. Mesela şu an Los Angeles’tayım. Her şey sakin, sessiz. Ama sanki bir şey eksik. Sebepsiz yere bana bağıran bir teyze lazım! Oyuncak zannedip cüzdanımı çalacak bir çocuk lazım, sonra da nereye koyduğunu hatırlamayacak.
İnsanın etrafında o dağınıklık, o kaos, o topluluk hissi olmalı. Bence hayata anlam veren şey bu, en azından benim için. O yüzden bayram her zaman bunu ifade etti ve umarım o güzel kaos uzun yıllar boyunca devam eder.
HAYAT KADAR DÜRÜST, DAĞINIK VE BİRAZ KARMAŞIK
* Dizinin yaratım aşamasında karşılaştığınız en büyük zorluk neydi? Ve bu zorluk, dizinin nihai tonunu nasıl şekillendirdi?
- En büyük zorluk tondu. Asıl mücadelemiz buydu. İzleyiciye tek bir tat değil, dolu dolu bir sofra sunmak istedik. “Atlanta” ve “Fleabag” gibi dizilerden çok ilham alıyorum. Çok komikler ama aynı zamanda duygusal, psikolojik, ilişkilerle, aileyle, travmalarla ilgili çok derin şeyler anlatıyorlar. Yani insanı önce güçlü karakterlerle ve komediyle içine çekiyorlar ama sonra çok daha derin yerlere götürüyorlar.
Biz de bunu yapmak istedik. “Aile dramasını, aşk hikâyesini ve casus gerilimini nasıl aynı ipe dizeriz?” diye düşündük. Sonra o ani duygu değişimi hissini vermek istedik. Bir dakika gülsünler, bir sonraki dakika neredeyse ağlayacak gibi olsunlar istedik. Peter Brook’u çok düşünürüm; “Mahabharata”yı sahneleyen ünlü yönetmen. Shakespeare üzerine de yazdı. Onun söylediği şeylerden biri şu: Shakespeare’i büyük yapan şey, tonunu tek bir çizgiye çekmeye çalışmamasıdır. Bir anda çok kaba, çok saçma, çocukça bir şaka yapar; hemen ardından hayatın anlamı üzerine konuşur.
Biz de hayatın rastgeleliğini ve öngörülemezliğini kucaklamaya çalıştık. Tonumuzun da gerçek hayat kadar dürüst, dağınık ve karmaşık olmasını istedik.