Cihan, sanatına bir oda ötede olduğunu ve bunun çok büyük bir özgürlük olduğunu söyleyerek, "Bence bu çok büyük özgürlük. Yani eğer benim bir atölyem başka bir mekanda olsaydı ya da bir yerleşkede olsaydı ya da evimin dışında bir yerde olsaydı ben gecenin bir vakti kalktım, işte fırınım ne alemde, işlerim kurudu mu ya da şu an şunu yapmam gerekiyor hadi hemen yapayım deme şansına sahip olamayacaktım. Bir oda kadar yakınım atölyeme, bir yürüme mesafesi kadar ve ilhamın geldiği her an ben bu işi çok rahatlıkla yapabiliyorum ve takip edebiliyorum. Tabi ki önce ilham gelmesi gerekiyor. Sonra bir defterim var, o deftere çizimler yapıyorum. Zaten bir tema var, bir hikaye var. Bütün çalışmalarımın bir hikayesi var. Yaptığım çizimleri Kapadokya toprağıyla, Avanos toprağıyla birleştirerek önce tabii ki yoğurma aşaması, şekillendirme aşaması, rötuşu, bisküvi pişirimi, sırlaması ve fırından çıkış ki zaten en kıymetli kısmı. Sonra izleyiciyle buluşma kısmı oluyor. Benim insanlara tavsiyem de üretsinler. Sadece sanatsal anlamda değil, el sanatları anlamında da mutlaka üretsinler derim" ifadelerini kullandı.😒