"TBM’ler 3 hafta suyun içinde çalıştı"
Tünel kazılarında yaşanan zorlu süreci anlatan Kara, su kemerleri, tarihi yapılar ve sit alanları altında ilerlerken önemli teknik güçlüklerle karşılaştıklarını söyledi. Şirinyer İstasyonu’na ulaşırken yeraltı su kaynaklarının yoğun olduğu bölgede, Nif Dağı’ndan gelen akifer ve Hasanağa Pınarları ile karşılaştıklarını belirten Kara, TBM makinelerinin bu suyun içinden geçmek zorunda kaldığını ifade etti. Üç hafta boyunca su içinde çalışan makinelerdeki arızalara, derin dalış sertifikalı sanayi dalgıçlarının müdahale ettiğini aktaran Kara, "Dalgıçlar, TBM’lerin kesici başlıklarını su altında değiştirerek bakım yaptı. Başlıklar yenilendi, makineler ilerledi. Süreç boyunca yeniden bakım ihtiyaçları oldu ve aynı yöntemle müdahale edildi. Bu çalışmalar çoğu zaman görünmese de, işin arka planında yoğun bir disiplinlerarası emek var" diye konuştu.
"Tünel metro projesinin omurgası"
Buca Metrosu’nun Fuar İzmir’e uzatıldığını ifade eden Kara, 2027 yılı içinde tüm tüneli tamamlamayı planladıklarını söyledi. Kara, "Aslında tünel, bir metroda projenin omurgası. Bu omurgayı doğru kurduğunuz zaman bundan sonraki kısım çok daha hızlı ilerliyor. Dolayısıyla tünelin bitmesinin ardından istasyonlarda kalan çalışmalarımızı tamamlayıp 2028’in içerisinde hattımızı sefere açmayı planlıyoruz. Şu anda 8 istasyon inşaatında şantiyelerimiz devam ediyor" dedi.
TBM için acil dalış operasyonu
TBM’in durduğu anda İstanbul’dan ve yurt dışından (Libya ve Romanya) hızlı şekilde organize olan profesyonel ekip İzmir’e geldi. Ekibin sorumlusu Maden Mühendisi ve Sanayi Dalgıcı Melih Ozan Egemen, süreci anlattı. Egemen, Buca Metro hattı kazısında yeraltı sularıyla birlikte aşırı korozyonlu ve aşındırıcı bir ortamla karşılaşıldığını belirtti. TBM’in bu nedenle zorlanmaya başladığını ve acil müdahale için çağrıldıklarını ifade ederek, "İstanbul’dan İzmir’e mobilize olduk. Libya ve Romanya’dan da uzman arkadaşlarımızı getirdik. Öncü ekip inceleme yaptı ve sistemin tamamen su altında olduğunu, yüksek basınç nedeniyle müdahalenin zor olduğunu tespit etti. Uzun süredir yapmadığımız ama uzmanı olduğumuz bir operasyonu gerçekleştirdik" dedi.
Çamurun içinde, görmeden çalıştılar
Çamurun içinde, görmeden, yalnızca ezber bilgisiyle çalıştıklarını anlatan Melih Ozan Egemen, tünel makinelerinin yeraltı sularında karşılaştığı arızalara sanayi dalgıçları olarak müdahale ettiklerini söyledi. Egemen, makinelerin basınç eşitleme kabinleri üzerinden bakım ve onarım yapıldığını belirterek, şunları söyledi:
"Sürece hazırlıklı girdik. Önceden projeleri ezberliyoruz. Elimizi nereye attığımızda neyle karşılaşacağımızı biliyoruz. Makinayı, fotoğrafları ve planları inceleyip tamamen hafızaya alıyoruz. Koordinatlarımızı da farklı ekipmanlarla belirleyerek çalışıyoruz. İçeri girdiğimizde basınç nedeniyle kapıyı açmakta zorlandık ve son derece riskli bir ortamla karşılaştık. Yaklaşık iki metrelik, tamamen görüşsüz bir alanda çalıştık. Parmaklarımızla ölçerek konum bulmaya çalıştık. El yordamıyla, hiç görmeden sorunu giderdik. Somonlar, pullar ve parçalar üzerinde tek tek çalışıyoruz. Tüm bunları zamanla yarışarak yapıyoruz. Su altında görmeden kesme ve kaynak işlemleri gerçekleştiriyoruz. Kazı sırasında oluşan çamur, kahve kıvamında yoğun bir hale geliyor ve biz bunun içinde çalışıyoruz. Bu çalışmalar ciddi hayati riskler taşıyor. Su altında oluşan yüksek basınç nedeniyle sanayi dalgıçları özel şartlarda görev yapıyor. Kapalı alan korkusunun yanı sıra vurgun riski de var. Buca Metrosu’nda yaklaşık 2 saatlik çalışmanın ardından 40 dakika basınç odasında tedavi uygulanıyor. Ardından bir dalgıcın tamamen toparlanması 8 ila 16 saat sürüyor. Bu nedenle ekipler dönüşümlü çalışıyor ve bir sonraki müdahale için en az 24 saatlik dinlenme süresi gerekiyor."🙄