Bugün aslında dündü
1993 yılında vizyona giren “Groundhog Day” filmi, yani Türkiye’de bilinen adıyla “Bugün Aslında Dündü”, her sabah kalktığında aynı günü yaşayan bir hava durumu sunucusunun hikâyesiyle başlıyordu
Filmde bir adamın, kaçamadığı o döngü içindeki çaresiz çırpınışını izliyoruz.
Şimdi bu film benim aklıma nereden geldi?
Trump ve Netanyahu’nun İran’ın üzerine attığı ilk bombaların üzerinden tam 65 gün geçti.
Ateşkes ilan edileli tam 1 ay oldu.
Trump’ın Hürmüz Boğazı’nda İran’ın ablukasına uyguladığı ablukanın üzerinden ise üç haftadan fazla geçti.
Bu süreçte iki taraf bir kez oturdu konuştu ve anlaşamadı. Üzerine bir daha oturup konuşmak için konuştular... Onda da neyi oturup konuşacakları konusunda anlaşamadılar.
Geldiğimiz noktada tam bir kördüğüm var yani.
Trump‘ın “ablukaya abluka” stratejisinin her şeyi kötü götürdükleri bir süreçte en mantıklı ve bana göre tek mantıklı hamle olduğunu da sizinle bu köşede uzun uzadıya tartıştık.
Tüm bu yaşananlardan sonra Trump’ın duyurduğu “Özgürlük Projesi” adı verilen operasyonun sebeplerine bakalım bir de.
Nedir bu mesele?
Trump’a göre Hürmüz’de İran ablukası yüzünden mahsur kalan tankerlere eskortluk yapıp İran’ın blokajını delmek.
Sebep olarak “insani sebep” denmesi ve bu işin uluslararası sularda yapılması detayları önemli.
Neden mi?
Çünkü ben bu operasyonda iki mantık görüyorum:
1- İran, ABD donanmasının Hürmüz’de cirit atıp tankerleri tek tek ablukadan kaçırmasını oturup izlerse ablukası fiilen sona erdirilmiş olacak.
2- “İran’ın eli armut mu topluyor” diye düşünüyorsanız ve “mutlaka müdahale eder” diyorsanız
bu sefer de İran, ABD’ye “saldırmış” olacak.
Geçtiğimiz hafta 1 Mayıs itibarıyla Trump’ın İran’a karşı Kongre’ye sormadan başlatmış olduğu destansı öfke operasyonunun 60’ıncı günü doldu.
Ne dedi Trump Kongre’ye yazdığı mektupta?
“Evet... Yasaya göre hakkım 60 gün ama ben 7 Nisan’da ateşkes ilan ettim. Düşmanlıklar sona erdi.”
Kendince mantıklıydı.
Peki İran, ABD tankerlerine ya da donanmasına ya da koruması altındaki gemilere saldırırsa...
İşte Trump için İran’a yeniden saldırmak için “meşru bir sebep” verecek hamle bu olabilir.
Şimdi yazının en başına yani bahsettiğim filme geri dönelim.
- Bombalamak işe yaramadı.
- Liderleri teker teker öldürmek işe yaramadı.
- “Medeniyetinizi tarihten silip atarım” diye tehdit etmek işe yaramadı.
- Oturup konuşmak işe yaramadı.
- Hürmüz’deki abluka tek mantıklı hamle olmasına ve İran’ın canını yakmasına rağmen aylarca, belki yıllarca, sürdürülmesi gerekecek. O da Trump‘ın hızlı ve hemen sonuç alma ilkesine oturmuyor.
Şimdi daha haftanın başında İran, ki çok anlam da veremediğim sebeplerden, gitti Birleşik Arap Emirlikleri’ne ve Hürmüz’deki tankerlere saldırdı.
Velev ki İran, Hürmüz’deki ablukayı savaşı başlatan taraf olma pahasına korumak için hamlelerine devam etti ve Trump’a saldırı kozunu verdi...
En baştaki maddeye dönmüş olmuyor muyuz?
Daha fazla bombalama, belki Kalibaf’ı, belki Arakçi’yi belki bir düzine lideri daha öldürme ve tehditler...
Bu sefer işe yarayacağının bir garantisi var mı?
Yoksa Trump, İran’da aslında kendi Groundhog Day filmini mi çeviriyor?
Yakın zamanda karşılıklı saldırılar başlarsa kalkıp “bugün aslında dündü” dememek mümkün mü...