Yarı yer altındaki yapıya üç kollu bir rampa ile giriliyor. "Balinanın karnı" olarak nitelendirilen ana giriş holünden, farklı mekânsal karakterlere sahip dokuz anlatı odasına ulaşılıyor. Tonoz, kubbe ve çadır formundaki bu odalar; ışık, hacim ve malzeme kullanımıyla dönemin tarihî kırılma anlarını fiziksel olarak hissedilebilir kılıyor. Yapının üst kotu ise kamusal bir park alanı olarak kurgulanmış; alt kotta yer alan mekânların tepeler şeklinde yüzeye yansımasıyla, kentsel yaşamla bütünleşen bir bahçeye dönüşüyor.
Özetle, Manisa Kurtuluş Müzesi (MKM), bilgi odaklı alanlardan duyusal enstalasyonlara uzanan; Manisa’ nın geçmişteki büyük travmasını ve yeniden ayağa kalkma ve iyileşme serüvenini kuşaklara aktarmayı hedefleyen çok katmanlı bir yapı olarak hayata geçirilmiş bulunuyor.
Ödül töreninde söz alan Yalın Mimarlık Kurucu Ortağı, Mimar Ömer Selçuk Baz şunları söylüyor: “Çok zor bir coğrafyada ve oldukça zor bir zamanda yaşıyoruz. Bütün bunların içinde mimarlığın insanların hayatında -küçük ya da büyük- bir iyilik yaratabileceğine gönülden inanıyorum. Ve yaptığım işi, iş olmaktan çok bir yaşam biçimi olarak görüyor, seviyorum. Bu ödül şahsıma verilmiş gibi görünebilir ancak bu yapıyı üretmek için 500’ün üzerinde insan emek harcadı, düşündü, çizdi, inşa etti; tasarımcılar, mühendisler, işçiler, ustalar… Ufacık bir yapı yapmak için bile yüzlerce insanın emeğini, fikrini bir araya getirmesi gerekiyor. Bu vesileyle emeği geçen herkese teşekkürlerimi iletiyorum. Bu ödül ufak ve büyük iyilikler getirsin hayatlarımıza…”🤨