ASLINDA ‘ÜRÜN’ SİZSİNİZ
Amerika’da sosyal medya ve teknoloji şirketlerine hem bağımlılık yaptığı hem de çocukları ‘bilerek’ intihara yönlendirdiği iddiası ile arka arkaya açılan davaları hatırlatıyor Koyun ve diyor ki: “E, Türkiye’de de yakın zamanda iki okul baskını yaşadık. Bakıyoruz, iki saldırgan da asosyal, sessiz tipler ama internet ve sosyal medya bağımlılıkları mevcut. Sanal dünyadaki karanlıktan beslenmişler. İşte bu sebeplerle 15 yaş altına sosyal medya yasağını destekliyorum. Zira bu, yasak değil çocuklarımızın dijital ortamda ihmal ve istismardan korunmasıdır. Çünkü algoritmalar, insanları eğlendirmek-bilgilendirmek değil ne olursa olsun ekranda tutmak için daha doğrusu manipüle etmek için var. Sosyal medya insanlığı seven şirketlerin ürettiği bir ‘ürün’ değildir. ‘Ürün’ sizsiniz. Sizi ne kadar ekrana bağlarlarsa o kadar para ve güç kazanıyorlar.”
VERİSİNE SAHİP ÇIKAN GELECEĞİNİ GÜVENCEYE ALIR
Yapay zekâ çağında veri, devletler için stratejik bir kaynak. Bu nedenle fiziksel sınırların korunması kadar veri akışlarının denetimi de önemli. Ama nasıl?
“KOBİL Teknoloji dijital güvenlik, kimlik doğrulama çözümlerinde dünya çapında bir marka ve yenilikçi teknolojileri ve güçlü Ar-Ge çalışmaları ile dijital dünyada güvenliği artırmak için 40 yıldır yeni çözümler geliştirmektedir. Bu bilgi, birikim ve tecrübe ile söyleyebilirim ki dünyadaki en büyük güç, bilgidir. Bilgiye sahip olan paraya, paraya sahip olan askeri ve sivil güce sahip olur. Dünyada çok az ülke de bu üçü bir aradadır. Türkiye’de bugün bu yoldadır ama henüz yolun başında. Bunun için de ilk adım sağlam teknolojik altyapı kurulmasıdır. Dışa bağımlı olmayan yarışı kazanır. Veri güvenliği de burada devreye girer. Mesela bizim, özellikle de yapay zekâda kullandığımız makineler, ‘dışarıdan’ değil. Yerli üretim. Verilerimizi böyle koruyoruz. Bir de Türkiye’de şirketlerin çoğu sevgi, saygı ve dayanışmadan uzak bir çalışma prensibinde. Bu olmaz! Sağ, sol falan demeden önce bir olacağız. Eğitime önem vereceğiz. Zira bilgi, eğitimden gelir. Üniversitelerimizin daha kaliteli olması için çalışmalı, bilime önem vermeli ve beyin göçünü durdurmalıyız. Ekonomik, sosyal, politik açıdan stabil, güvenilir bir ülke olabilmeyi başarmak da çok önemli.”
EVDEKİ ‘CASUSLAR’
“Bunları neden anlattım? Bugün internete bağlı olan her alet; süpürge, çamaşır makinesi, televizyon vs. Yarın birer silah olabilir. Ütopik gelebilir ama İsrail, Amerika menşeli ürünlerin asıl anahtarı gizli servislerinin elindedir. Bu sayede veri topluyorlar. Sanıldığı gibi kimlik bilgileri, ev-iş adresi, kan grubu, telefon numarası gibi bilgileriniz ise veri değildir. Veri; manipüle edilebilecek bilgidir. Kaçta yattın, yatmadan ne yedin, içtin ne zaman dışarı çıktın, kimle çıktın, spora gittin mi gittiysen hangi yoldan gittin gibi bilgiler. Veri, işte budur.”
E, ne yapıyorlar bu verilerle?
“Bu verilere göre üretip, satıyorlar. Para da buradan geliyor. ‘Bedava bal arı kovanında olur.’ WhatsApp, X, YouTube, Instagram... Neden bedava? Çünkü asıl iş veri toplamak. Verisine sahip çıkan geleceğine de ülkesine de sahip çıkar. Çünkü önemli soru şudur; geleceği kim yönetecek?
Cevap: Yapay zekâ teknolojilerini elinde tutan. Türkiye henüz yeteri kadar, özellikle yapay zekâ konusunda atılım yapmış değil. Treni bir süren vardır, o trenin yolcuları ve bir de seyredenleri vardır. Bugün bu treni süren Amerika ve Çin. Dolayısıyla bizim bu treni izlemeyi bırakıp yolcusu olmamız ve bir an önce de direksiyona geçmemiz lazım. Türkiye’nin hedefi, riskleri öngören, kurumsal kapasiteyi güçlendiren, insan denetimini merkeze alan, hukuki zemini sağlam ve toplumsal güveni önceleyen bir siber dünya kurmak olmalıdır.”🤨