İHA DİPLOMASİSİ
Bugün başta Afrika olmak üzere savaş uçağı alamayan ülkeler için İHA’lar ana vurucu güç oldu. Eskiden donanmanın en büyük silah olduğu günlerdeki ‘Gambot diplomasisi’ bugün Türkiye için ‘İHA diplomasisi’ haline geldi.
30 bin savunma profesyonelinin yanı sıra dünkü halk günüyle birlikte 200 bin kişi fuarı ziyaret etti. Tüm sektörlerin odağında savunma sanayisi var. Bu sektöre girmek kolay değil. Büyük şirketler bir tarafından mühendislik merkezlerine haline getirirken üretim için orta ve küçük yüzlerce şirkete ihtiyaç var. Sektörün üretim detayları çok hassas. Teslimat tarihleri zorlu. Bu açıdan SAHA gibi organizasyonlarla büyük balıklar küçükleri hem eğitiyor hem de güçlendiriyor.
SAVUNMADA HEDEF
Geçen yıl savunma ihracatımız 10 milyar doları aştı. Ama genele vurunca oranı yaklaşık yüzde 3.6 seviyesinde. Savunma ihracatı yüksek teknoloji içeriyor, cirosu yüksek ve Türkiye’nin dış politikasına destek veriyor. Amaç bu rakamın daha da yükselmesi. Ülkemizin en büyük 10 savunma ihracatçısından biri haline gelmesi.
Bir sonraki hedef, Türkiye’nin toplam ihracatında savunmanın yüzde 7’ye çıkması. Böylelikle ülkemiz en çok savunma ihracatı yapan 5-7 ülke arasına yükselecek. İhracat demek, daha çok mühendis, daha fazla fabrika demek.
Yüksek katma değer demek...
TÜRKİYE DEĞİŞİMİN ÖNCÜLERİNDEN BİRİ
HALUK Bayraktar, geleceğin teknolojilerinin nadir toprak elementlerinin arz güvenliğine göbekten bağlı olduğuna dikkati çekti. “Arzın jeopolitik bir silah olarak kullanıldığı bu yeni dönemde, kaynak çeşitliliği ve teknolojik bağımsızlık, milli güvenliğin en kritik yapı taşlarından biri haline geldi” dedi.
Harbin doğasının radikal bir biçimde değiştiğini belirten Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ukrayna’da gördüğümüz tablo bize şunu söylüyor: Modern harp, teknoloji ile endüstriyel üretim kapasitesinin toplamı olarak kendini gösteriyor. Son dönemde özellikle insansız platformlar ve dron kullanımı konvansiyonel harbin merkezine oturdu. Sahada dron kullanımının 127 kat artması, askeri doktrinlerin artık otonom sistemler üzerine yeniden yazıldığının en somut kanıtıdır. Türkiye de bu değişimin sadece şahidi değil en güçlü öncülerinden biridir.”
Bayraktar, dünyanın Soğuk Savaş sonrası rafa kaldırdığı nükleer caydırıcılık tartışmalarını yeniden açtığını dile getirerek, “Küresel savunma harcamaları 2.9 trilyon dolarla tarihi bir zirveye ulaştı. Yıllık yüzde 8.1’lik büyüme oranı, dünyanın artık savunmayı bir harcama değil hayati bir varoluş sigortası olarak gördüğünü kanıtlıyor” dedi.