PES ETTİĞİMİZ ZAMANLAR DA OLDU
F.K: “Anne olduktan sonra gerçekten çok değiştim. Daha sabırlı olmayı, daha güçlü olmayı öğrendim. Ki kendimi güçsüz hissettiğim anlarda ‘Bir evladım var, onun için daha güçlü olmalıyım’ diyorum.
Bir yarışa gittiğimde mesela, kendimden çok çocuğum için koşuyorum. O benim en büyük motivasyon kaynağım.”
Y.K.G: “Çoğu kişi, ‘Çocuğunu kime bırakıyorsun, daha çok küçük! Nasıl koşuyorsun?’ gibisine önyargı ile yaklaşıyor. Pes ettiğim de oluyor, oturup ağladığım zamanlar da... Ama oğluma bakıp daha güçlü olmam gerektiğini düşünüyorum. ‘Annem ne kadar güçlüymüş’ demesi için. Sadece ona da değil; kız çocuklarına da rol model olmak, ‘Sen de yapabilirsin’ demek için...”
KIZ ÇOCUKLARINI DESTEKLEYİN EĞİTİM VE SPORDAN UZAK KALMASINLAR
Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da önyargılar sebebiyle kız çocuklarının eğitim ve spordan uzak kaldığına dikkat çeken iki sporcunun da ailelere açık bir çağrısı var:
F.K: “Kadınların şu dünyada yapamayacağı iş yok! Yeter ki şans verilsin. Doğru destekle çok büyük başarılara ulaşabiliriz. Dolayısıyla çağrım şu; kız çocuklarını önemseyin, eğitimden geri kalmasınlar, spora yönlendirilsinler. Biz dünya dereceleri elde ettik, onlar da başarabilirler.”
Y.K.G: “İlk başladığımda ailem değil ama çevre baskısıyla karşılaştım. Koşarken askılı ve şort giyiyoruz ya. Biraz yadırgandı. Ama ben bunlara pek kulak asmadım. Ailemle konuştum, ‘Başarmak istiyorum, iyi yerlere gelmek istiyorum’ dedim. Onlar da destekledi. Bugün dönüp baktığımda, bizim neler başardığımızı gören akrabalar dahil, bizim çevredeki kız çocuklarının yüzde 20’si bir spor ile uğraşıyor. Aileler ve çocuklara rol model olduğum için gururluyum. İnşallah daha fazla kız çocuğunun önünü açacağız.”🤨